SGS Elektronik; Toshiba markasının servisliğini yapmaktadır. Toshiba marka elektronik eşyanız bozulduysa kaliteli profesyonel servisiniz hizmetinizde.

All posts tagged Yeni Bir

Yeni HD TV alırken nelere dikkat etmeli?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Yeni HD TV alırken nelere dikkat etmeli? için yorumlar kapalı

HD TV satın alırken bunları atlamayın!

Yeni bir HD televizyon mu alacaksınız? Dikkat etmeniz gereken o kadar çok detay var ki…

Televizyon satın almak tüketici için her zaman meşakkatli bir alışveriş olmuştur. Eskiden çok daha kolay olan bu alışverişlerde bakılan yegane şey televizyonunun büyüklüğü ve markasıydı. Ancak şimdi eklenen binbir türlü özellik normal tüketicinin ve hatta konuyu iyice araştıranların bile kafasını karıştırabiliyor. Bir HD TV’nin iyi olarak nitelendirebilmesi için ne gibi özelliklerinin olması gerektiğini sizlere özetlemeye çalışalım.

Tabii ki bir televizyon aldığınızda en önemli şey görüntü kalitesi. Televizyonunuzu ilk açıtğınızda göreceğiniz bir kusur moralinizi alt üst etmeye yetebilir. HD TV’lerde en çok aranılan ve konuşulan özelliklerden biri şüphesiz kontrast oranı. Kontrast oranı bir televizyonun ne kadar karanlık ve ne kadar aydınlık olabileceğini gösteriyor. Yüksek kontrast oranı görüntüye boyut katarken gözlere de hoş gözüküyor.

Kontrasttan sonra ise renkler geliyor. Birçok HD televizyon kutudan ilk çıktığında doygun renklere sahip oluyor. Aslında önemli olan televizyonunuzun nasıl renk özelliklerine sahip olduğu değil, renklerinin ne kadar değişebildiği, yani televizyonunuzda renkleri doygun ya da doğru renkler olarak ayarlayabilmeniz oldukça önemli. Yeni televizyonların çoğunda ise renkleri kolayca ayarlayabileceğiniz birçok seçenek bulunuyor. Yine yeni alınacak birçok HD televizyonun 1080i çözünürlük desteği de bulunuyor.

3D, boyut ve fiyat…

HD televizyonları birbirlerinden ayıran bir başka şey ise özellikleri. Özellikle Netflix aboneliğiyle beraber gelen televizyonlar, evinizde Blu-ray oynatıcınız yoksa çok işinize yarayabilir. Netflix’le beraber televizyonunuzdan film kiralayıp rahatça izleyebiliyorsunuz.

Tabii ki en çok aranılan özelliklerden biri de 3D. Üç boyutlu içeriğin çoğalmasıyla beraber 3D HD televizyonlar artık tüketiciye daha da cazip geliyor. Ayrıca üç boyutlu özelliğe sahip televizyonların çoğunun da çok iyi resim kalitesi oluyor. Yani iyi görüntü kalitesi ararken zaten genelde baktığınız HD televizyonların çoğunun üç boyutlu özelliği olduğunu da görüyorsunuz.

Televizyon satın alırken dikkat etmeniz gereken bir başka özellik ise, televizyonunuzun görüntüyü yansıtıp yansıtmadığı. Aslında bu özellik için televizyonu nasıl bir odada kullanacağınızı, nereden nasıl ışık alacağını iyi kestirmeniz gerekiyor. Aksi halde karanlık görüntülerde ayna parlaklığında kendizi televizyondan seyredebilirsiniz.

Televizyonların kapalıyken bile görkemli olmasını sağlayan özellikleri ise boyutları. Aslına bakarsanız büyük bir televizyon küçük bir odada sorun teşkil edebilir. Bu yüzden oda sınırlarınızı göz önüne alarak seçebileceğiniz en büyük televizyonu tercih etmeniz gayet yeterli olacaktır.

Tabii bu özelliklerin hepsini bulmanız ideal televizyonunuzu seçtiğiniz anlamına gelmiyor. Hatta henüz araştırmanın yarısını yaptığınızı bile söyleyebiliriz, bundan sonra çok daha zorlu olan televizyonların fiyatlarının karşılaştırmaları geliyor…

Kaynak VeTeknoloji

Jacob Jensen tasarım stüdyosu ile yapılan işbirliğinden doğan Toshiba WL768’in tasarımı iF (Industrie Forum Design) tarafından ödüllendirildi

Toshiba bilgisayar ve Görüntü Sistemleri – Toshiba’nın 3D özellikli WL768 tv modeli, saygın 2011 iF Ürün Tasarımı Ödülü’ne layık görüldü.

25 tasarım uzmanından oluşan uluslar arası jüri tasarım alanında üstün başarılar kazanan 2.756 ürünü değerlendirdi. 3D-TV WL768, cam ve metalin uyumlu birleşimi ve ‘floating’ neck tasarımı gibi detayları ile tasarım uzmanlarının beğenisini cezbetti.

Jacob Jensen Design ile tasarım işbirliğiToshiba Avrupa Görsel ürünler Pazarlama Başkanı Sascha Lange yaptığı açıklamada;
“Tüm markaların sahip olmak istediği iF Tasarım Ödülü, WL768 modeli ile üstün teknolojiyi ve çarpıcı tasarımı bir araya getirmeyi hedefleyen televizyonlarımızın yenilikçi tasarımlarının göstergesi.
Sascha Lange sözlerine şunları ekledi:
“Televizyon tasarımında yeni yaklaşımlar geliştirmek için Jacob Jensen Design ile yaptığımız işbirliği, tasarım harikası WL768 ile başlayarak, Toshiba lcd tv modellerinde yeni bir çağın başlangıcı oldu.” WL768’in tasarımı Toshiba tasarımcıları ile ünlü Danimarkalı tasarım stüdyosu JACOB JENSEN Design tasarımcıları arasında yapılan işbirliği sonucu geliştirildi.

Üstün tasarımda üstün teknoloji Tasarımcılar cam ve metal gibi yüksek kaliteli malzemeler kullanarak, tasarım ve işlevselliğin mükemmel uyumunu yansıtan modern, şık, süper ince (yalnızca 2,89cm kalınlığında) bir tasarım yarattılar.

Gövde ve kaide arasında bulunan yenilikçi boyun tasarımı, izleyenlerde sanki televizyon su üzerinde yüzüyormuş izlenimi veriyor ve hayret verici bir etki yaratıyor. Daha da ötesi yan yüzeye entegre edilmiş tuşlar yerine WL768 serisi modeller çerçevesiz ön yüzeye kusursuzca entegre edilmiş dokunmatik panel ile kontrol ediliyor. Toshiba’nın 3D TV’leri Türkiye’de 102cm (40”), 117cm (46”) ve 139cm

kaynak: avmgazette

Televizyon izlerken bunu yapıyor musunuz?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Televizyon izlerken bunu yapıyor musunuz? için yorumlar kapalı

8 bin kişinin tam yüzde 86’sı televizyon seyrederken, aynı anda bakınne yapıyormuş…

Artık mobil cihazların da gelişmesiyle beraber insanlar yalnızca televizyon seyretmez oldu. Yahoo ve Nielsen’in 8 bin kişi arasında yaptığı araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 86’sı televizyon seyrederken mobil cihazlarıyla internette geziniyor.

Katılımcıların televizyonda bir şeyler izlerken mobil cihazlarıyla yaptıkları işlemler arasında rastgele Google’dan bir şeyler aratmak, Facebook’ta arkadaşların ne yapıp ettiğine bakmak ve son 15 saniyede birisi yeni bir tweet atmış mı diye Twitter’a bakmak bulunuyor. Katılımcıların yüzde 56’sı ise televizyon seyrederken ailesine, arkadaşlarına ya da sevgilisine mesaj çekiyor.

Ayrıca araştırmaya katılan kişilerin yüzde 20’sinin reklamlarda gördüğü bir ürünü Google’dan arattığını da söylersek, televizyon seyrederken mobil cihaz kullanımının reklamcılar için oldukça iyi olduğunu söyleyebiliriz.

Dikkatinizi çekmiştir, son birkaç senedir müthiş bir altın uçlu konnektör sevdası var bilişim dünyasında. Her kim ki yeni bir konsol, LCD TV, monitör vs. satın alsa hemen altın uçlu veri kablosu arayışına giriyor. Çoğunuz görmüşsünüzdür, altın uçlu veri kablolarının performansa etkisi birçok forumda ciddi şekilde tartışılıyor. Dilerseniz bu yazımızda tüm bu tartışmalardan sıyrılıp, altın uçlu konnektör furyasının neden başını alıp gittiğini ve getirilerini biraz da teknik kanattan yaklaşarak değerlendirelim.

Bilişim dünyasıyla az çok ilgili olan herkes son dönemlerde SCART, HDMI ve Ethernet (örnekler çoğaltılabilir) gibi birçok veri kablosunun altın kaplama konnektörlerle sonlandırılmış formlarının satıldıklarına dikkat etmişlerdir. Hatta ve hatta; şu günlerde altın (kaplama) ucu olmayan HDMI kablo edinmek oldukça güç. Bu trendin oluşmasında, altının elektriksel iletimde sağladığı bazı avantajların etkisi bulunuyor. Bir teknomarkete gidip herhangi bir HDMI kablonun teknik detaylarına göz gezdirdiğinizde, çeşitli işaret gürültü oranlarının (Signal to Noise Ratio, SNR) yazdığını (genellikle dB cinsinden) görürsünüz. Bu bilginin anlamı verinin kablo boyunca ne kadarlık bozucu etkiye (gürültü) maruz kaldığıdır. Bu noktada gürültüye bir parantez açalım:

Kablonun girişine A gücünde bir işaretin (sinyalin) geldiğini varsayalım. Kablo gelen işaretin frekansına ve pek tabii ki iletim hattında kullanılan iletkenin cinsine bağlı olarak bu işarette bir miktar bozulmaya sebep olur. İşte bu bozulma etkisi (işaretle toplamsal olarak -artı veya eksi olabilir) gürültüdür. B gücündeki gürültünün iletim hattı boyunca işarete etki ettiği varsayımı altında veri kablomuzun sonunda A+B veya A-B gibi bir işaret alınır. İşte işaret gürültü oranı da (namıdiğer SNR) logaritma 10 tabanında A’nın B’ye oranıdır ki basit bir mantıkla bu değer ne kadar yüksek olursa hattın o denli kaliteli olduğu sonuca varılabilir. Günümüzde kişsel kullanıma yönelik çoğu kablolu iletim hattında bu değer 110 dB dolaylarındadır.

İşaret-Gürültü oranına bu kadar değinmek şimdilik yeterli, ilerleyen günlerde bu terimi açıklayan bir yazıyla karşınıza çıkacağız. Altın uçlu konektörün esprisi işte tam da bu noktada, yani iletim hattının sonunda ortaya çıkıyor. Genel olarak bilinenin aksine bakır, altından daha iyi bir iletkendir. Yani, kablolarda bakırın tercih edilmesi yalnızca ucuz olduğu için değil, kullanılabilir en iyi iletkenlerden biri olmasındandır (İletkenlik: bakır – 5.69*10^7, altın – 4.52*10^7, gümüş – 6.3*10^7). Buna karşın bakırın elektromanyetik direnci düşüktür ki, bu iletim ortamı içinde bir sorun teşkil etmezken sonlandırmada problemdir. Şöyle ki iletim ortamı boyunca, kablo üzerinden akan elektriksel işaretler kablonun üzerindeki koruyucu tabaka yardımıyla (shield) elektromanyetik (EM) bozucu etkilerden korunur. Buna karşın, hat sonlandırılırken böyle bir durumun sağlanması söz konusu değildir ve EM girişimin işaret kalitesini bozacağı düşünülürse, iletim başarımını arttırmak için birtakım önlemlerin alınması söz konusu olabilir. Altın elementi de tam bu noktada devreye giriyor. Altının EM direnci bakıra göre daha yüksek iken, iletkenlik kaybı ise düşük düzeylerdedir. Yani işin özü, bağlantı kablolarının altın ile kaplanması hattaki işaretleşmenin güvenilirliğini arttırıyor.

Altının sağladığı diğer bir avantaj ise, oldukça pasif bir element olması sebebiyle (özellikle bakıra göre) paslanmaya karşı dayanıklı olması. Korozyon (pas) demek iletkenliğin ciddi düzeylerde düşmesi demek ki bunun da yukarıda bahsetmiş olduğumuz SNR’ı, dolayısıyla da iletim performansını düşüreceği söylenebilir. Özetle altın kaplama, hem kısa vadede (EM direnç) hem de uzun vadede (korozyon) iletişim başarımına katkı sağlamaktadır.

Altın kaplama terimini de biraz daha açalım bu noktada. Söz konusu kabloların konektörleri altından değildir, yalnızca altından ince bir plaka ile kaplanmıştır -buradan hareketle temel amacın korozyona önlem almak olduğu öngörülebilir aslında.

Biraz da kullanıcı deneyimlerinden ve kablo alırken nelerde dikkat etmeliyiz, bunlara değinelim. Temel olarak ilk dikkat etmemiz gereken kablonun altın uçlu olmasından öte, kabloda kullanılan bakırın kalitesidir. Metallerde iletim frekansı arttıkça iletkenlik düşmektedir (skin effect – gövdeleme) ve bu düşüş iletkenlik ile ters orantılıdır. Özetle iletim frekansı yükseldikçe bakır ile altın arasındaki iletkenlik farkı azalmaktadır (birisi HDMI mı dedi yoksa? :)). Tabi ki bilim insanları boş durmuyorlar ve bu bozucu etkilerden kurtulmaya çalışıyorlar. Yeni nesil sistemlerde iletim hızları saniyede Gbit’ler mertebesinde (HDMI 1.3: 340 MHZ – 10.2 Gbit/s) ki gövdeleme etkisinin iletişimde darboğaza neden olması söz konusu. Uzun lafın kısası, çeşitli metaller iletim hattına katmanlanarak bu etki de mümkün mertebe bertaraf edilmeye çalışılıyor (nikel – bakır). Sizin yalnızca dikkat etmeniz gereken nokta, satın almak istediğiniz kablonun işaret – gürültü oranına bakmak. Bu değerin 110 dB dolaylarında olması satın alacağınız kablonun kaliteli olduğuna işaret etmektedir. Daha sonrasında ise kablonun altın uçlu olmasına bakabilirsiniz. Bu sebeple; veri kablosu alırken, güvenilir teknik detayları olan bilindik markalara yönelmeniz faydalı olacaktır.

Bu noktada kablo seçiminin önemini vurgulayacak iki deneyimimi aktarmak istiyorum size: İlk aktarmak istediğim LCD TV’de SCART kablo performansı üzerine izlenimlerim. 46″ LCD TV ile bir müddet Digiturk yayınlarını takip etme şansım oldu. Yayın paketim SD içeriğe sahip olduğu için uydu alıcıyı TV’ye SCART üzerinden bağlamak durumundaydım. Digiturk’ten edindiğim kablo ile elde ettiğim görüntüden memnun kalmadım açıkçası. Çok fazla karıncalanma (piksel hatası) vardı görüntüde -özellikle yayındaki sabit bileşenler (DC) üzerinde, logo vs.. Almış olduğum kaliteli altın uçlu bir SCART ile yaptığım denemelerde ise görüntüde kaydadeğer düzeyde iyileşme olduğunu gözlemledim. Bu değişim kablonun altın uçlu olmasından öte yukarıda bahsetmiş olduğum kablo üzerindeki kayıpların düşük olmasından kaynaklanıyordu bana kalırsa. İkinci olarak ise aynı PC’ye bağlamış olduğum PS3 üzerinden almış olduğum görüntüden bahsetmek istiyorum. Benzer gözlemleri HDMI ile yaptığımda ise görüntüdeki farklılaşmanın kaydadeğer düzeyde olmadığını gördüm. Yani HDMI’da altın uçlu kablonun etkisini pek gözlemleyemedim. Belki kullandığım standart kablo da yeterince kaliteliydi; ama bu sonuçları temel olarak bazı teorilere bağlamak mümkün:

En temel sebep; analog – sayısal iletişim arasındaki kalite farkı. Şöyle ki sayısal iletim teknikleri daha fazla iletim bandgenişliğine ihtiyaç duymalarına karşın, gürültüye karşı daha dayanıklıdırlar (Bu konuyu ilerleyen zamanlarda daha detaylı olarak irdeleyebiliriz). Başka bir deyişle analog sinyalde, sinyalle gürültüyü birlikte, ses ve/veya görüntü olarak alırken sayısal iletimde bozulan bir bit, bozulan bir bitten ibaret. 🙂 SCART, VGA’nın analog; DVI ve HDMI’ın sayısal olduğunu göz önüne alırsak yukarıda sözünü ettiğimiz sonucun oluşması şaşırtıcı değil.
SCART üzerinden aktarılan görüntü çözünürlüğü düşük ve TV bu görüntüyü ekrana vermeden önce yukarı ölçekliyor (upscaling). Bu da demek oluyor ki iletişimde oluşan rastlantısal bir gürültü, rastlantısal birçok gürültüye dönüşüyor ekranda. Veri akış hızının, çözünürlüğün düşük olması gibi sebeplerle de bu hatalar belirginleşiyor -logolar etrafındaki pikseller sabit olmalıyken kırmızı, mavi dans ediyorlardı :). Yayın üzerindeki DC (yayın boyunca değişmeyen) bileşenlerde bu etki net olarak gözlenebiliyor. Kaliteli SCART ile bu sorunlar tamamiyle ortadan kalkmasa da belirgin oranda azaldı. Söz konusu etki HDMI’da düşük çünkü HDMI’dan iletilen veri 720p veya 1080p ile aktarılıyor, ayrıca veri hızı da yüksek. Oluşan rastlantısal bir hata bizim gözlerimizin seçeceği kadar belirgin olmuyor.

Ötesinde HDMI, SCART’a göre genç ve dinamik bir standart, yani teknolojik üstünlükleri çok fazla. Varış noktasında hata düzeltme (FEC – forward error correction) gibi meziyetleri bulunuyor, yani rastlantısal hataların oluşma ihtimali daha da azalıyor. Yukarıda bahsettiğimiz sayısal-analog iletişim ayırımını da buraya bağlayabiliriz.

Özetle standart çözünürlükte gözlemlediğim farkı, yüksek çözünürlükte betimleyemediğimi söyleyebilirim. İletim ortamı kaliteli veri çıkışı alabilmeniz için muhakkak önemli ; ama kablo değiştirmenin sizi basamak atlatacağını, kaynak kalitesini arttırmanın ise katlar tırmandıracağını göz önünde bulundurun :). Creative Fatalty Ses kartınız, Logitech z5500 ses sisteminiz varsa ve siz 64 kbps mp3 dinliyorsanız hangi optik kabloyu kullanırsanız kullanın ses kalitesinde büyük değişimler beklemeyin.

Sonuç

Evet gelelim sonuç kısmına… Yazı içerisinde aklı karışanlar muhakkak olmuştur, ama bu noktada yazıyı sonuca bağlayarak tüm karışıklıkları sona erdireceğiz :). Uzun lafın kısası; hem performansa etkisini hem de psikolojik etkenleri göz önünde bulundurarak (altın uçlu kablo kalitelidir mantığı :)) altın uçlu, kaliteli kabloları tercih ediniz. Ötesinde elinizde halihazırda kaliteli kablo varsa altın uçlu olmasa da gönül rahatlığıyla yola devam edebilirsiniz. Çoğumuzda ürüne bir çuval para verdik, üç kuruşluk kablodan kısmanın mantıksız olduğu düşüncesi var; ama ne bulacağınızı bilin ki sonra kablo parasına yanmayın :). Dediğim üzere; HD yayınlarda bu etki pek belirgin değil, SD yayınlarda ise kısmen rahatsız edici olabiliyor. Siz siz olun öncelikle yayını aldığınız kaynağın ve de verdiğiniz çıkışın kalitesini mümkün mertebe yüksek tutun (ses kartı – ses sistemi, tv yayını – lcd tv, ekran kartı – monitör, …). Sonrasına ise imkanlarınız dahilinde kaliteli bir kablo satın alma yoluna gidiniz. İletim ortamı arada bir basamaktır ve hedef size darboğaz yaşatmaması olmalıdır. Hiçbir zaman bir kablodan mucizeler yaratmasını beklemeyiniz ki hayal kırıklığı yaşamayasınız…

Analog değil, sayısal iletim yapan portlardan veri çıkışı almaya çalışın. Mesela ses için optik; görüntü için HDMI, DVI gibi standartlar öncelikli tercihiniz olsun.

Kaliteli iletim hatları kullanın. Satın alırken teknik detaylarda belirtilen işaret-gürültü oranının yüksek olmasına dikkat edin (SNR => 110 dB).
Bir önceki maddede gördüğünü kriteri sağladıktan daha sonrasında mümkünse altın uçlu olanları kullanın. Kaliteli olduğu bilinen ama ucu altın kaplama olmayan bir kablo, ne olduğunu bilmediğiniz ya da kalitesiz ama “altın kaplama uç” özelliğini öne çıkaran bir diğer kablodan daha iyi olabilir.

Güvenilir ürünleri tercih etmeye dikkat edin. Unutmayın ki güvenilir olmayan bir ürünün konektörü sarıya boyanmış bir metal olabilir, teknik detaylarında belirtilen değerler (özellikle SNR) yanıltıcı olabilir.
Mümkünse kaynak kalitesini yükseltiniz.

alıntıdır..

Toshiba Europe GmbH bugün, bir ev ağı üzerinde içerik paylaşımını kolaylaştıran yeni bir kullanıcı arabirimi yazılımını tanıttı. Toshiba Media Controller yazılımı, bağlı multimedya aygıtları arasında dosya paylaşımını ve içerik dağıtımını kolaylaştırarak, kullanıcıların, bir medya kütüphanesindeki videoları 1, müzikleri1 ve resimleri, basit bir sürükle ve bırak arabirimi aracılığıyla, televizyonlarda, dizüstü bilgisayarlarda, akıllı telefonlarda ya da ortam oynatıcılarda kolayca izlemesine olanak tanır. Toshiba Media Controller, DLNA (Digital Living Network Alliance) kurallarına uyan bağlı tüm uyumlu aygıtlara multimedya özelliklerini yaymak için, ev ağındaki sunuculara ya da kontrol birimlerine kurulabilir. En son Windows 7 işletim sistemiyle uyumlu olan yazılım arabirimi, Windows 7 içeren seçili Toshiba dizüstü bilgisayarlar için, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika genelinde dördüncü çeyrek sırasında mevcut olacaktır.

Toshiba Bilgisayar Sistemleri Bölümü Genel Müdürü Thomas Teckentrup, “Dijital içerik kullanımı yaygınlaştıkça, Toshiba, müşterilerinin, günlük hayatlarında kullandıkları ekranlar ve aygıtlar arasında kolayca içerik alışverişinde bulunmalarını sağlamaya kendini adadı,” diyor ve ekliyor “Yeni Toshiba Media Controller, multimedya dosyalarını ev ağındaki herhangi bir uyumlu aygıtta kolayca elde edilebilir kılmada önemli bir adımı temsil eder.”
Sezgisel ve kullanımı kolay olan yazılım, multimedya içeriğini, ev ağı üzerindeki diğer aygıtlarla, basit bir sürükle ve bırak menüsü aracılığıyla paylaşmayı oldukça kolaylaştırır. Bunun yanı sıra, Toshiba Media Controller, Windows 7 ve Windows tabanlı akıllı telefonlarda gömülü medya paylaşım özellikleriyle uygulamalarını kullanarak, ağa bağlantı kurulumunu hızlı ve kolay hale getirir. Yazılım, DNLA Home Networked Device Interoperability Guidelines v1.5’i destekleyen tüm aygıtlarla uyumludur.
Toshiba Europe GmbH Hakkında

Toshiba Europe GmbH (TEG), 130 yıldan uzun şirket geçmişine sahip küresel bir kuruluş olan Toshiba Corporation’ın (Tokyo) tümüyle sahip olduğu bir iştirakidir. Toshiba, dünyadaki en büyük BT ve elektronik şirketlerinden biridir. Ana ofisi Almanya’nın Neuss şehrinde olan TEG, dört ticari bölümden oluşur: Bilgisayar Sistemleri, Depolama Aygıtı Ürünleri, Tüketim Malları ve Elektronik Sistem Operasyonları. Bu bölümler bir bütün olarak, endüstri öncüsü taşınabilir bilgisayarlar, diğer taşınabilir ürünler ve çözümler, projeksiyonlar, HDD’ler, DVD’ler, LCD’ler, televizyonlar ve elektronik ofis ekipmanlarını içeren ürün sunumları sağlar. TEG, EMEA bölgesi için ana ofis olarak, yerel şube ofislerine destek ve yardım sağlar. Toshiba dizüstü bilgisayarları ve aksesuarları hakkında daha fazla bilgi için, TEG web sitesini ziyaret edin: www.toshiba-europe.com.

Toshiba 1875 yılında kurulmuştur ve günümüzde dünya çapında 199.000 çalışana sahip ve yıllık satış tutarı 67 milyar doları aşan 730’dan fazla şirketiyle küresel olarak faaliyet göstermektedir. Daha fazla bilgi için, Toshiba web sitesini ziyaret edin: www.toshiba.co.jp.

———————

[1] Yalnızca DRM olmayan içerik

Ev Multimedya Tableti: JournE touch

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Ev Multimedya Tableti: JournE touch için yorumlar kapalı

Ailenizin, web tabanlı hizmetlere ve sosyal ağlara kolay ve anında erişim sunan dokunmatik ekranı.

Toshiba Europe GmbH, tüm ev halkı için iletişim ve haber-eğlence merkezi hizmeti gören, 7″ (17,78 cm) dokunmatik ekrana sahip, taşınabilir, kablosuz ev multimedya tableti Toshiba JournE touch’ı piyasaya sundu. Kullanımı kolay olan JournE touch, kullanıcıların, evin herhangi bir yerinde ve aygıt anında açıldığından herhangi bir anda, parmak uçlarıyla Internet’te gezinmelerini ve dijital içerikleri indirmelerini sağlar. JournE touch, 2009 yılının dördüncü çeyreğinden itibaren, Avrupa, Orta Doğu ve Afrika’daki seçkin satış noktalarında yerini alacaktır.

Benim değil bizim – tüm aile için bir iletişim merkezi
Toshiba Europe GmBH, Çevre Birimleri ve Hizmetleri Bölümü, PC Seçenekleri Genel Müdürü Marco Perino, “JournE touch’ın piyasaya çıkmasıyla birlikte, Toshiba, taşınabilir ev multimedya aygıtlarına yönelik yeni bir pazara giriyor” dedi. “Kablosuz aygıt, ev içinde herhangi bir yerden, bilgi, eğlence ve multimedya dosyalarına yönelik kolay erişim ve paylaşım sağlayarak, ailelerin dijital yaşam tarzlarını tamamlıyor.” Hatta, sosyal ağlar ve mesajlaşma hizmetleri aracılığıyla, nerede yaşıyor olursa olsunlar, akrabalar ya da arkadaşlarla temas halinde kalmayı kolaylaştırdığından, aile bağlarını ve arkadaşlıkları güçlendiriyor.

Çevrimiçi hizmetler dünyasına kolay ve hızlı erişim
San Bruno (Kaliforniya, ABD) merkezli YouTube Stratejik Ortaklık Geliştirme Müdürü Francisco Varela, “JournE touch harika bir buluş ve özellikle insanların bu aygıtı kullanarak YouTube’la etkileşime geçecekleri yollar ve yerler konusunda düşünmek bizi heyecanlandırıyor.” dedi.

Youtube, bilgiye, keyfe, eğlenceye ve sosyal platformlara WLAN aracılığıyla hızlı ve kolay erişim sağlamak için JournE touch üzerinde ön ayarlı olan, geniş bir çeşitlilikten oluşan tek hizmettir:

YouTube: insanların, video klipleri kolayca yükleyip paylaşmasına olanak tanıyan, en çok kullanılan video paylaşım platformu
Acetrax: Doğrudan aygıt üzerinde filmleri indirip izleme olasılığına sahip ısmarlama video hizmeti
FrameChannel: kullanıcıların, aygıtlarına indirilmesi gerekenleri, farklı içerik sağlayıcıların panosundan seçmelerine olanak tanır (televizyonlar, MID’ler, resim çerçeveleri, set üstü kutuları).
Picasa: kullanıcıların kişisel fotoğraflarını çevrimiçi bir platformda düzenler, arkadaşlar ve aile üyeleriyle fotoğraf paylaşımını kolaylaştırır.
Flickr: popüler bir çevrimiçi fotoğraf yönetimi ve paylaşımı uygulaması
MSN Messenger: ses ve mesaj tabanlı sohbet
RSS: RSS yayınları kullanıcılara, güncel haberler, hava durumu, finans bilgileri ve spor haberleri gönderir.
Televizyonda içerik paylaşımı
JournE touch için, içerikleri (kendi fotoğraf ya da videolarınızı ya da Internet’ten indirilen içerikleri) daha geniş bir ekranda görüntülemek ve ailenin diğer üyeleriyle paylaşmak amacıyla, bir dizüstü bilgisayara ya da televizyona bağlantı sağlamak için, USB bağlantı noktası ve HDMI (Yüksek Çözünürlüklü Multimedya Arabirimi) içeren isteğe bağlı bir bölme mevcuttur. Büyük Hollywood stüdyolarının yanı sıra, Bağımsızlar ve plak şirketleriyle anlaşmalar yapan, çok ülkeli Avrupa dijital film perakendecisi olan Acetrax’ın CEO’su Rolf Uwe Placzek, “Yeni JournE touch’ın kesinlikle en heyecan verici özelliklerinden biri, yalnızca insanların parmak ucuna değil, aynı zamanda doğrudan evlerindeki televizyon ekranlarına da Video on Demand (Ismarlama Video) gibi etkileşimli hizmetleri getirme becerisidir.” diyor.

Parmak ucunuzda haber-eğlence
Kullanıcılar, 7″ (17,78 cm) LCD 16:9 LED arka plan ışıklı dokunmatik ekranda, parmak ucu menüsüyle ve dijital klavyeyle gezinebilir. Kullanıcılar, kolayca uygulama ekleyebildikleri, simgeleri değiştirebildikleri ve sevdikleri çevrimiçi platformlara yeni bağlantılar atayabildikleri için JournE touch özelleştirilebilirdir. Multimedya aygıt, 189 mm (g) x 133,6 mm (d) x 14 mm (y) boyutlarında ve yalnızca 450 gram ağırlığındadır. Lityum Polimer pil, 14 saate kadar çalışabildiğinden, müzik dinlemek için uzun bir zaman sağlar. İki saate kadar video izlemek ya da Internet’te gezinmek mümkündür. Ek bir SD kartıyla 32 GB’a kadar artırılabilen 1 GB’lık dahili bellekle gelir.

Toshiba Europe GmbH Hakkında
Toshiba Europe GmbH (TEG), 130 yıldan uzun şirket geçmişine sahip küresel bir kuruluş olan Toshiba Corporation’ın (Tokyo) tümüyle sahip olduğu bir iştirakidir. Toshiba, dünyadaki en büyük BT ve elektronik şirketlerinden biridir. Ana ofisi Almanya’nın Neuss şehrinde olan TEG, dört ticari bölümden oluşur: Bilgisayar Sistemleri, Depolama Aygıtı Ürünleri, Tüketim Malları ve Elektronik Sistem Operasyonları. Bu bölümler bir bütün olarak, endüstri öncüsü taşınabilir bilgisayarlar, diğer taşınabilir ürünler ve çözümler, projeksiyonlar, HDD’ler, DVD’ler, LCD’ler, televizyonlar ve elektronik ofis ekipmanlarını içeren ürün sunumları sağlar. TEG, EMEA bölgesi için ana ofis olarak, yerel şube ofislerine destek ve yardım sağlar. Dijital Ürünler ve Hizmetler, TEG Bilgisayar Sistemleri’nin, yüksek kaliteli multimedya deneyimleri sağlayan ve dijital hayat tarzını geliştiren çözümler sunan bir bölümüdür. Ürün sunumları, temel bilgisayar ürünleri yelpazesini ve kameralar, depolama aygıtları, mobil Internet aygıtları, bilgisayar aksesuarları ve hizmetleri gibi AV ürünlerini içerir. Toshiba dizüstü bilgisayarlar ve aksesuarları hakkında daha fazla bilgi için, TEG web sitesini ziyaret edin: www.toshiba-europe.com.
Toshiba 1875 yılında kurulmuştur ve günümüzde dünya çapında 199.000 çalışana sahip ve yıllık satış tutarı 67 milyar doları aşan 730’dan fazla şirketiyle küresel olarak faaliyet göstermektedir. Daha fazla bilgi için, Toshiba web sitesini ziyaret edin: www.toshiba.co.jp.

Gerçekler ve Rakamlar
JournE touch, tüm aile için bir iletişim ve haber-eğlence merkezidir.
Internet’e, YouTube gibi sosyal ağlara, Acetrax ısmarlama videoya, MSN Messenger’a ve RSS yayınlarına kolay erişim.
dahili Wi-Fi 802.11 b/g, WEP, WPA, WPA2 destekli
189mm (g) x 133.6mm (d) x 14mm (y) boyutlarında ve yalnızca 450 gram ağırlığında
7” TFT dokunmatik ekran, LED arka plan ışıklı
Parlaklık: tip 250 cd/m2, Kontrast: tip 300:1
Desteklenen dosya biçimleri: Resim: JPEG; Ses, MP3, WMA, Video: MPEG 4, H.264,divX, WMV
Internet Explorer ve Windows Multimedia Player 9.0 içeren Win CE 6.0 Pro