SGS Elektronik; Toshiba markasının servisliğini yapmaktadır. Toshiba marka elektronik eşyanız bozulduysa kaliteli profesyonel servisiniz hizmetinizde.

All posts tagged Veri

Toshiba, televizyon izleme deneyimini sürekli olarak daha ileriye taşıyan yepyeni L4, L6 ve L7 seri HD LED Bulut-bağlantılı akıllı televizyonlarını sundu.

Toshiba Bulut Televizyonlar (Cloud TV), hem akıllı içeriklere erişim, arama, ve önerme, hem de sosyal ağlar özelliklerini üst düzeyde kullanarak Toshiba’nın internete bağlı televizyon eğlencesindeki yeni yaklaşımını yansıtıyorlar. Tüm seriler Toshiba’nın yeni ve bütünleşik ürün tasarımıyla, mat veya parlak siyah renklerde ve 81 cm’den (32″) 146 cm’e (58″) uzanan farklı ekran boyutlarıyla sunuluyor.

Internet TV’den çok daha fazlası

Yeni Toshiba Cloud TV’ler televizyon izleme deneyimini farklı bir noktaya taşıyan geniş hizmetlere sahip. Toshiba Bilgisayar ve Görüntü Sistemleri Türkiye Distribütörü TNB A.Ş. Genel Müdürü Aytaç Biter yaptığı açıklamada, “Yeni Akıllı TV yaklaşımımızla televizyonlara yalnızca interneti getirmiyoruz. Amacımız, televizyon kullanıcıları için optimize edilmiş özellikleri bir araya getirmek ve Bulut aracılığıyla erişilebilen sayısız veri ve içeriğin tüm avantajlarını kullanıcılarımıza sunabilmek.” dedi. Toshiba Bulut Hizmetlerinin merkezinde “kişiselleştirme” bulunuyor. Böylece kullanıcılar kendi zevk ve tercihlerine uygun sosyal ağ bildirimleri ve içerik önerilerini alabiliyorlar. Öneri hizmetleri belirli bir öneri algoritmasına dayanarak, dinamik şekilde gelecek yedi gün mevcut olacak içeriklerin yenilenmiş listeleri oluşturuyor. Güçlü arama aracı ise, internet üzerinden bağlı Elektronik Program Kılavuzu (EPG) ve Video-on-Demand hizmetlerinde ve ev ağına bağlı diğer cihazlarda depolanan içerikler arasından popüler dizileri, şovları, filmleri, spor programlarını ve benzer pek çok içeriği arıyor ve keşfediyor. Böylece izleyiciler artık yayıncı kanalların programlarına bağlı kalmak zorunda kalmayacaklar, artık onlar için tek mesele ne izlemek istediklerine karar vermek olacak.” dedi

Sosyal TV hizmetleri

Toshiba Cloud TV akıllı ve kişiselleştirilmiş arama ve öneri özelikleri, seçkin TV uygulamaları ve hava durumu gibi pratik araçlar sunmanın yanısıra kullanıcılara mobil cihazlarındakiiçeriklerle rahatlıkla etkileşim kurma imkanı veriyor. Portal, Aile Takviminden Kişisel Mesajlaşmaya kadar pek çok Sosyal TV hizmetine ilave olarak internette en fazla aranılan TV şovları veya kullanıcıların o anda izlediği program ile ilgili canlı tweetler iletebiliyor.

Bütünleşik kullanıcı arayüzü

Toshiba Cloud TV kullanıcıların sunulan hizmetler içinde aradıklarını kolayca ve sezgisel olarak bulabilecekleri bir grafik tasarıma sahip. Kullanıcı arayüzünün sadeliği ve tarzı Toshiba’nın yeni bütünleşik televizyon tasarımı yaklaşımının bir parçası olarak televizyonların fiziksel tasarım unsurlarıyla tüketicinin yaşadığı toplam deneyimi birleştiriyor. Bu yeni arayüz, Açık Tarayıcı, Intel WiDi, kayıtlı programlar ya da uyarılar gibi kilit özelliklere erişim de sağlıyor. Bundan da ötesi, ev ağı üzerindeki herhangi bir USB veya DLNA cihazından depolama birimine de erişilebiliyor.

Tanınmış Toshiba görüntü kalitesi

Toshiba yeni L4, L6 ve L7 serileri ile hem ekran boyutu, malzeme ve renk kullanımı hem de görüntü teknolojisi ve ilave özellikler açısından tüketici için geniş seçenekler sunmaya devam ediyor. Daha da fazlası, L7 serisi televizyonlar 3D aktif örtücü teknolojisini kullanarak 3D içerikleri Full HD çözünürlükte izleme zevkini de sunuyor. İlave olarak 2D’den 3D’ye dönüştürme teknolojisi beğendiğiniz 2D formatındaki programları ve filmleri 3D keyfiyle izleyebilmenizi sağlıyor. Ayrıca tüm Full HD televizyon serileri ortak olarak hızlı spor veya aksiyon sahnelerinde yumuşak ve parlak görüntüler sağlayan Active Motion & Resolution (AMR) 50, 100 veya 200 gibi Toshiba’nın çok iyi bilinen görüntü kalitesi üstünlüklerine sahip. Tüm modeller dahili Wi-Fi özelliğine sahip, ayrıca cihazlar arasında kolay içerik paylaşımı ve rahat USB Video Kayıt için çoklu bağlantı seçenekleri ile donatılmış.

Fark yaratan ve şık görünüm

Toshiba L4, L6 ve L7 serisi HD LED televizyonlar yeni Toshiba televizyon tasarım kimliğinin fark yaratan görünümlerini taşıyorlar. Yuvarlak parlak standby göstergesi, yuvarlatılmış köşeler, ince boyun ve ayak gibi zekice kurgulanmış tasarım unsurları kolayca fark ediliyor. Dar çerçeve ve yeni serinin ince tasarımı tüm iç mekanlara uyum sağlıyor. L4 ve L6 serisi televizyonlar mat siyah çerçeveye sahipken, L7 serisi parlak siyah seçeneğe de sahip. İnce tasarımlı L6 ve L7 serilerinin is ek olarak zarif gümüş kenarları bulunuyor.

Kaynak ve teknoloji
http://www.veteknoloji.com/toshiba-dan-bulut-tv-ler-64488–.html

Dikkatinizi çekmiştir, son birkaç senedir müthiş bir altın uçlu konnektör sevdası var bilişim dünyasında. Her kim ki yeni bir konsol, LCD TV, monitör vs. satın alsa hemen altın uçlu veri kablosu arayışına giriyor. Çoğunuz görmüşsünüzdür, altın uçlu veri kablolarının performansa etkisi birçok forumda ciddi şekilde tartışılıyor. Dilerseniz bu yazımızda tüm bu tartışmalardan sıyrılıp, altın uçlu konnektör furyasının neden başını alıp gittiğini ve getirilerini biraz da teknik kanattan yaklaşarak değerlendirelim.

Bilişim dünyasıyla az çok ilgili olan herkes son dönemlerde SCART, HDMI ve Ethernet (örnekler çoğaltılabilir) gibi birçok veri kablosunun altın kaplama konnektörlerle sonlandırılmış formlarının satıldıklarına dikkat etmişlerdir. Hatta ve hatta; şu günlerde altın (kaplama) ucu olmayan HDMI kablo edinmek oldukça güç. Bu trendin oluşmasında, altının elektriksel iletimde sağladığı bazı avantajların etkisi bulunuyor. Bir teknomarkete gidip herhangi bir HDMI kablonun teknik detaylarına göz gezdirdiğinizde, çeşitli işaret gürültü oranlarının (Signal to Noise Ratio, SNR) yazdığını (genellikle dB cinsinden) görürsünüz. Bu bilginin anlamı verinin kablo boyunca ne kadarlık bozucu etkiye (gürültü) maruz kaldığıdır. Bu noktada gürültüye bir parantez açalım:

Kablonun girişine A gücünde bir işaretin (sinyalin) geldiğini varsayalım. Kablo gelen işaretin frekansına ve pek tabii ki iletim hattında kullanılan iletkenin cinsine bağlı olarak bu işarette bir miktar bozulmaya sebep olur. İşte bu bozulma etkisi (işaretle toplamsal olarak -artı veya eksi olabilir) gürültüdür. B gücündeki gürültünün iletim hattı boyunca işarete etki ettiği varsayımı altında veri kablomuzun sonunda A+B veya A-B gibi bir işaret alınır. İşte işaret gürültü oranı da (namıdiğer SNR) logaritma 10 tabanında A’nın B’ye oranıdır ki basit bir mantıkla bu değer ne kadar yüksek olursa hattın o denli kaliteli olduğu sonuca varılabilir. Günümüzde kişsel kullanıma yönelik çoğu kablolu iletim hattında bu değer 110 dB dolaylarındadır.

İşaret-Gürültü oranına bu kadar değinmek şimdilik yeterli, ilerleyen günlerde bu terimi açıklayan bir yazıyla karşınıza çıkacağız. Altın uçlu konektörün esprisi işte tam da bu noktada, yani iletim hattının sonunda ortaya çıkıyor. Genel olarak bilinenin aksine bakır, altından daha iyi bir iletkendir. Yani, kablolarda bakırın tercih edilmesi yalnızca ucuz olduğu için değil, kullanılabilir en iyi iletkenlerden biri olmasındandır (İletkenlik: bakır – 5.69*10^7, altın – 4.52*10^7, gümüş – 6.3*10^7). Buna karşın bakırın elektromanyetik direnci düşüktür ki, bu iletim ortamı içinde bir sorun teşkil etmezken sonlandırmada problemdir. Şöyle ki iletim ortamı boyunca, kablo üzerinden akan elektriksel işaretler kablonun üzerindeki koruyucu tabaka yardımıyla (shield) elektromanyetik (EM) bozucu etkilerden korunur. Buna karşın, hat sonlandırılırken böyle bir durumun sağlanması söz konusu değildir ve EM girişimin işaret kalitesini bozacağı düşünülürse, iletim başarımını arttırmak için birtakım önlemlerin alınması söz konusu olabilir. Altın elementi de tam bu noktada devreye giriyor. Altının EM direnci bakıra göre daha yüksek iken, iletkenlik kaybı ise düşük düzeylerdedir. Yani işin özü, bağlantı kablolarının altın ile kaplanması hattaki işaretleşmenin güvenilirliğini arttırıyor.

Altının sağladığı diğer bir avantaj ise, oldukça pasif bir element olması sebebiyle (özellikle bakıra göre) paslanmaya karşı dayanıklı olması. Korozyon (pas) demek iletkenliğin ciddi düzeylerde düşmesi demek ki bunun da yukarıda bahsetmiş olduğumuz SNR’ı, dolayısıyla da iletim performansını düşüreceği söylenebilir. Özetle altın kaplama, hem kısa vadede (EM direnç) hem de uzun vadede (korozyon) iletişim başarımına katkı sağlamaktadır.

Altın kaplama terimini de biraz daha açalım bu noktada. Söz konusu kabloların konektörleri altından değildir, yalnızca altından ince bir plaka ile kaplanmıştır -buradan hareketle temel amacın korozyona önlem almak olduğu öngörülebilir aslında.

Biraz da kullanıcı deneyimlerinden ve kablo alırken nelerde dikkat etmeliyiz, bunlara değinelim. Temel olarak ilk dikkat etmemiz gereken kablonun altın uçlu olmasından öte, kabloda kullanılan bakırın kalitesidir. Metallerde iletim frekansı arttıkça iletkenlik düşmektedir (skin effect – gövdeleme) ve bu düşüş iletkenlik ile ters orantılıdır. Özetle iletim frekansı yükseldikçe bakır ile altın arasındaki iletkenlik farkı azalmaktadır (birisi HDMI mı dedi yoksa? :)). Tabi ki bilim insanları boş durmuyorlar ve bu bozucu etkilerden kurtulmaya çalışıyorlar. Yeni nesil sistemlerde iletim hızları saniyede Gbit’ler mertebesinde (HDMI 1.3: 340 MHZ – 10.2 Gbit/s) ki gövdeleme etkisinin iletişimde darboğaza neden olması söz konusu. Uzun lafın kısası, çeşitli metaller iletim hattına katmanlanarak bu etki de mümkün mertebe bertaraf edilmeye çalışılıyor (nikel – bakır). Sizin yalnızca dikkat etmeniz gereken nokta, satın almak istediğiniz kablonun işaret – gürültü oranına bakmak. Bu değerin 110 dB dolaylarında olması satın alacağınız kablonun kaliteli olduğuna işaret etmektedir. Daha sonrasında ise kablonun altın uçlu olmasına bakabilirsiniz. Bu sebeple; veri kablosu alırken, güvenilir teknik detayları olan bilindik markalara yönelmeniz faydalı olacaktır.

Bu noktada kablo seçiminin önemini vurgulayacak iki deneyimimi aktarmak istiyorum size: İlk aktarmak istediğim LCD TV’de SCART kablo performansı üzerine izlenimlerim. 46″ LCD TV ile bir müddet Digiturk yayınlarını takip etme şansım oldu. Yayın paketim SD içeriğe sahip olduğu için uydu alıcıyı TV’ye SCART üzerinden bağlamak durumundaydım. Digiturk’ten edindiğim kablo ile elde ettiğim görüntüden memnun kalmadım açıkçası. Çok fazla karıncalanma (piksel hatası) vardı görüntüde -özellikle yayındaki sabit bileşenler (DC) üzerinde, logo vs.. Almış olduğum kaliteli altın uçlu bir SCART ile yaptığım denemelerde ise görüntüde kaydadeğer düzeyde iyileşme olduğunu gözlemledim. Bu değişim kablonun altın uçlu olmasından öte yukarıda bahsetmiş olduğum kablo üzerindeki kayıpların düşük olmasından kaynaklanıyordu bana kalırsa. İkinci olarak ise aynı PC’ye bağlamış olduğum PS3 üzerinden almış olduğum görüntüden bahsetmek istiyorum. Benzer gözlemleri HDMI ile yaptığımda ise görüntüdeki farklılaşmanın kaydadeğer düzeyde olmadığını gördüm. Yani HDMI’da altın uçlu kablonun etkisini pek gözlemleyemedim. Belki kullandığım standart kablo da yeterince kaliteliydi; ama bu sonuçları temel olarak bazı teorilere bağlamak mümkün:

En temel sebep; analog – sayısal iletişim arasındaki kalite farkı. Şöyle ki sayısal iletim teknikleri daha fazla iletim bandgenişliğine ihtiyaç duymalarına karşın, gürültüye karşı daha dayanıklıdırlar (Bu konuyu ilerleyen zamanlarda daha detaylı olarak irdeleyebiliriz). Başka bir deyişle analog sinyalde, sinyalle gürültüyü birlikte, ses ve/veya görüntü olarak alırken sayısal iletimde bozulan bir bit, bozulan bir bitten ibaret. 🙂 SCART, VGA’nın analog; DVI ve HDMI’ın sayısal olduğunu göz önüne alırsak yukarıda sözünü ettiğimiz sonucun oluşması şaşırtıcı değil.
SCART üzerinden aktarılan görüntü çözünürlüğü düşük ve TV bu görüntüyü ekrana vermeden önce yukarı ölçekliyor (upscaling). Bu da demek oluyor ki iletişimde oluşan rastlantısal bir gürültü, rastlantısal birçok gürültüye dönüşüyor ekranda. Veri akış hızının, çözünürlüğün düşük olması gibi sebeplerle de bu hatalar belirginleşiyor -logolar etrafındaki pikseller sabit olmalıyken kırmızı, mavi dans ediyorlardı :). Yayın üzerindeki DC (yayın boyunca değişmeyen) bileşenlerde bu etki net olarak gözlenebiliyor. Kaliteli SCART ile bu sorunlar tamamiyle ortadan kalkmasa da belirgin oranda azaldı. Söz konusu etki HDMI’da düşük çünkü HDMI’dan iletilen veri 720p veya 1080p ile aktarılıyor, ayrıca veri hızı da yüksek. Oluşan rastlantısal bir hata bizim gözlerimizin seçeceği kadar belirgin olmuyor.

Ötesinde HDMI, SCART’a göre genç ve dinamik bir standart, yani teknolojik üstünlükleri çok fazla. Varış noktasında hata düzeltme (FEC – forward error correction) gibi meziyetleri bulunuyor, yani rastlantısal hataların oluşma ihtimali daha da azalıyor. Yukarıda bahsettiğimiz sayısal-analog iletişim ayırımını da buraya bağlayabiliriz.

Özetle standart çözünürlükte gözlemlediğim farkı, yüksek çözünürlükte betimleyemediğimi söyleyebilirim. İletim ortamı kaliteli veri çıkışı alabilmeniz için muhakkak önemli ; ama kablo değiştirmenin sizi basamak atlatacağını, kaynak kalitesini arttırmanın ise katlar tırmandıracağını göz önünde bulundurun :). Creative Fatalty Ses kartınız, Logitech z5500 ses sisteminiz varsa ve siz 64 kbps mp3 dinliyorsanız hangi optik kabloyu kullanırsanız kullanın ses kalitesinde büyük değişimler beklemeyin.

Sonuç

Evet gelelim sonuç kısmına… Yazı içerisinde aklı karışanlar muhakkak olmuştur, ama bu noktada yazıyı sonuca bağlayarak tüm karışıklıkları sona erdireceğiz :). Uzun lafın kısası; hem performansa etkisini hem de psikolojik etkenleri göz önünde bulundurarak (altın uçlu kablo kalitelidir mantığı :)) altın uçlu, kaliteli kabloları tercih ediniz. Ötesinde elinizde halihazırda kaliteli kablo varsa altın uçlu olmasa da gönül rahatlığıyla yola devam edebilirsiniz. Çoğumuzda ürüne bir çuval para verdik, üç kuruşluk kablodan kısmanın mantıksız olduğu düşüncesi var; ama ne bulacağınızı bilin ki sonra kablo parasına yanmayın :). Dediğim üzere; HD yayınlarda bu etki pek belirgin değil, SD yayınlarda ise kısmen rahatsız edici olabiliyor. Siz siz olun öncelikle yayını aldığınız kaynağın ve de verdiğiniz çıkışın kalitesini mümkün mertebe yüksek tutun (ses kartı – ses sistemi, tv yayını – lcd tv, ekran kartı – monitör, …). Sonrasına ise imkanlarınız dahilinde kaliteli bir kablo satın alma yoluna gidiniz. İletim ortamı arada bir basamaktır ve hedef size darboğaz yaşatmaması olmalıdır. Hiçbir zaman bir kablodan mucizeler yaratmasını beklemeyiniz ki hayal kırıklığı yaşamayasınız…

Analog değil, sayısal iletim yapan portlardan veri çıkışı almaya çalışın. Mesela ses için optik; görüntü için HDMI, DVI gibi standartlar öncelikli tercihiniz olsun.

Kaliteli iletim hatları kullanın. Satın alırken teknik detaylarda belirtilen işaret-gürültü oranının yüksek olmasına dikkat edin (SNR => 110 dB).
Bir önceki maddede gördüğünü kriteri sağladıktan daha sonrasında mümkünse altın uçlu olanları kullanın. Kaliteli olduğu bilinen ama ucu altın kaplama olmayan bir kablo, ne olduğunu bilmediğiniz ya da kalitesiz ama “altın kaplama uç” özelliğini öne çıkaran bir diğer kablodan daha iyi olabilir.

Güvenilir ürünleri tercih etmeye dikkat edin. Unutmayın ki güvenilir olmayan bir ürünün konektörü sarıya boyanmış bir metal olabilir, teknik detaylarında belirtilen değerler (özellikle SNR) yanıltıcı olabilir.
Mümkünse kaynak kalitesini yükseltiniz.

alıntıdır..

LED TV Nedir Ve Özellikleri

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
LED TV Nedir Ve Özellikleri için yorumlar kapalı

Sıradan Televizyonlar görüntü oluşturmak için arkadan aydınlatmalı floresan kullanırken Samsung LED TV Işık veren diyot (LED) kullanır. Bu LCD’lere oranla daha keskin görüntü ve %40′a varan enerji tasarrufu sağlar. Benzer teknolojiyi dizüstü ekranlarında da görürüz. Samsung’un devrim yaptığı nokta ise diğer üreticiler LED’i arkadan aydınlatma için kullanırken Samsung üzerinde barındırdığı ledleri ekran çerçevesinin yanına çekerek hem daha ince panel genişliğine ve hemde daha keskin görüntüye ulaştı.

Plazma, LCD derken şimdide piyasanın yeni gözdesi LED TV’ler (Light Emitting Diyote) daha net ve aydınlık bir görüntü sunmaktadır bunun nedeni ise LED TV’ler LCD TV’lerin arkadan aydınlatmalı versiyondur. LED TV’lerde gerekli ayarları yapmadan tam anlamda verim elde edilemez gerekli ayarları yaptığınız takdirde tam anlamda veri elde edebilirsiniz. LED – Light Emitting diyote Işık yayan bir diyottur. Led’ler hemen hemen tüm elektronik aletlerde kullanılır küçük kırmızı ışık veya kumandaların ön tarafındaki mini ampüller olarak örneklendirirsek bilmeyeniniz kalmaz.

Pazarlamacıların klasik olarak her yeni ürün çıktıktan sonra yapmaktan çekinmedikleri bir şey vardır. Pazara sürdükleri yeni ürünü olabildiğince abartırlar ve adeta söz konusu ürünün devrim nitelinde olduğu müşterileri bu şekilde aldatarak gözlerini boyarlar. LED TV’leriyle kullanıcıların karşısına çıkan şirketler de bundan farklı davranmıyor aslında. LED TV’ler aslında LCD TV olarak da düşünülebilir. Light-emitting dioedes (LEDs) olarak da bilinen LED TV’ler arkadan aydınlatmalı bir LCD TV’dir. Plazma ve OLED teknolojilerinden farklı olarak LED TV’lerin kendine özgü bir ışık kaynağı vardır.

Gerekli ayarların yapmalısınız
Elinizde en iyi LCD TV de olsa, ayarları doğru yapılmamış bir LCD TV’den tam olarak verim alabilmeniz mümkün değildir. Bu nedenle ekranınızı kullanmadan önce gerekli ayarları yapmaya özen göstermelisiniz.
LED TV’ler daha pahalı olacak

Her yeni çıkan teknolojik cihazda olduğu gibi, LED TV’ler de LCD TV’lere nazaran daha yüksek bir fiyat etiketine sahip olacak. Ortalama bir LED TV’nin 400 Dolar olduğu, üst modellerinin ise 2000 doların üzerinde bir fiyat etiketine sahip olduğu düşünüldüğünde LCDTV’lerle arasındaki fiyat farkı daha net bir şekilde anlaşılabilir.

LED arka aydınlatması daha etkili
LED arka aydınlatması güç tasarrufu konusunda önemli bir teknoloji olarak görülebilir. Örneğin Samsung’un 46 inç’lik UN46B6000 model LED teknolojisine dayalı televizyonu senede sadece 18.73 Dolarlık bir maliyete sahiptir

Yandan aydınlatmalı LED’ler daha incedir
Evet, yandan aydınlatma teknolojisine sahip LED TV’ler daha ince bir yapıya sahip TV’lerin önünü açabilir; ancak ekranda beyaz bir arka plan olduğunda, ekranın parlaklık değerinin ilginç bir şekilde yükseldiğini ve gözleri rahatsız edici bir hal aldığını da hatırlatmak gerekir