SGS Elektronik; Toshiba markasının servisliğini yapmaktadır. Toshiba marka elektronik eşyanız bozulduysa kaliteli profesyonel servisiniz hizmetinizde.

All posts tagged Samsung

Hani Plazma TV ölmüştü?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Hani Plazma TV ölmüştü? için yorumlar kapalı

“Artık Plazma TV’lerin devri geçti” mi diyorsunuz? İsterseniz önce haberimizi okuyun, sonra deyin…

Plasma televizyonların iyi zamanlarının 2008’de Pioneer’dan sonra bittiği düşünülüyordu. 2008 yılında dünya çapında 15.1 milyon adet satan Plasma, 2009’da 14.8 milyona gerilemişti. Ancak 2010 yılında Panasonic, Samsung SDI ve LG gibi firmalar Plasma talebini karşılayamadıklarını açıkladı.

DisplaySearch’ün açıkladığı rakamlara göre; Plasma satışı 2010’un son çeyreğinde yüzde 9 artarak 5.2 milyona ulaştı, tüm yıl içerisinde ise 19. 1 milyona çıktı. Panasonic yüzde 40.7’lik oranla piyasanın lideri olurken onu yüzde 33.7’lik oranla Samsung SDI izledi. Üçüncü sırada bulunan LG’nin oranı ise hemen hemen aynıydı. Piyasadaki etkinliğini yüzde 0.2 oranında arttıran LG oranını yüzde 23.3’e yükseltebildi. Tabii LG’nin 2010 yılı içerisinde piyasaya çıkardığı Plasma sayısını yüzde 30 oranında arttırdığını da söyelememiz gerekiyor.

CHIP Online

LCD TV, LED TV, Plazma TV?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
LCD TV, LED TV, Plazma TV? için yorumlar kapalı

DisplaySearch firmasının küresel televizyon pazarına yönelik raporuna göre bakın geride kalan 2010 yılının son çeyreğinde neler olmuş?

Plazma televizyon satışları yıl bazlı %9’luk bir artışla rekor seviyeye erişmiş. Toplam satış adeti 5.2 milyon. Tüm 2010 yılı hasılatı ise 19.1 milyon adet.
Başta sektör hakimi olan Panasonic olmak üzere, Samsung SDI ve LG’nin de aralarında bulunduğu büyükbaşların hepsi tüm bu süre boyunca tam kapasite çalışmışlar. Ve buna karşın yine de tüm talepleri karşılayamamışlar.
Meraklılarının yakından bildiği üzere, bundan 3 sene önce, yani 2008 yılında, Pionerr firması plazma işine paydos edip, panel üretimini durdurduğunu açıklayınca neredeyse tüm sektörde plazmaların sonunun geldiği fikri hakim olmuştu. Ki zaten toplam satışlar da 2008 ve 2009 yıllarında 15 milyon dolayında seyretmişti.

Bununla beraber üretimine tam gaz devam eden Panasonic ise bu sayede geçtiğimiz yılı %40.7’lik bir pazar payı ile kapattı ve yıl bazlı ele alındığında da 2009 ile 2010 yılları arasında satış adetini %22, gelirini ise %4 oranında büyütmeyi başardı. Sektörün ikinci ismi olan Samsung SDI da yine aynı süre içerisinde satış adetini %37, gelirini ise %15 düzeyinde arttırmayı başararak geçtiğimiz yılı %2’lik bir artış ile %33.7’lik bir pazar payı ile kapattı. Plazma liginin üçüncü sırasındaki isim ise sırasıyla %30 ve %22’lik satış adeti ile gelir artışı yaşayan LG oldu. LG’nin pazar payı ise %23.3 olarak şekillendi.

Plazmalara olan bu talebin gerisinde yatan en önemli sebep, tüketicilerin aynı fiyata LED ve LCD TV’lere kıyasla daha büyük bir ekrana sahip olabilmeleri. Bununla beraber, plazmaların en önemli sorunları olan, ekran yapışması (yani bir kanaldan diğerine geçince iki kanaldaki görüntülerin kısa bir süreliğine pişti olması) ve ışık yansıması gibi problemleri de yeni nesil plazmalarda bildiğimiz gibi neredeyse yok denecek kadar azaldı. Tabii güç tüketiminin halen rakip teknolojilere ve özellikle de LED TV’lere kıyasla daha yüksek düzeyde seyrettiği de gerçek. Bununla beraber dediğimiz gibi fiyat/performans peşindeki kitle için epey uygun bir çözüm plazmalar.

Gerçi bana sorarsanız, yeni nesil plazmalar, örneğin Panasonic Viera Z1 -ki kendisi sadece 2.5cm kalınlığa sahip- sırf f/p bazında değil, başta açı derdimiz olmaması, siyah doygunlukları ve hareketli görüntü toleransları olmak üzere çoğu altbaşlıkta rakiplerinden daha alınabilir bir durumdalar. Kaldı ki artık ömürleri de 100,000 saati bile aşmış durumda.

Bu arada yine aynı araştırmaya göre, plazma panellerin 50-inç ve yukarısı segmentte pazar payı %40.8 gibi muazzam bir oran. Tabii ekran küçülüp, 40/42-inç’lere geriledikçe LCD fiyatlandırması ile başa çıkmakta zorlanan plazmalar, 32-inç ve altı sınıfta ise tamamıyla devre dışı kalıyor.

Velhasıl habere başlarken kafamda sadece plazmalarla ilgili bir yapılan bu araştırmayı aktarmak vardı ama madem bu kadar yazdık haftasonu sohbetimiz de bu olsun bari. 🙂

Sorumuzsa zaten başlıkta:

LCD TV mi, LED TV mi yoksa Plazma TV mi? Ve tabii ki neden?

kaynak pclabs

Kılavuzu okumadan 3D ürün almayın

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
Kılavuzu okumadan 3D ürün almayın için yorumlar kapalı

Sinemada geçen yılki Avatar rüzgârı ile üçüncü boyuta (3D) geçen TV üreticileri, bu yıl gözlüksüz 3D için çalışmalarını hızlandırdı. Sharp, Hitachi, Samsung ve Toshiba “active shutter” adı verilen gözlük gerektirmeden 3D seyretmeye olanak sağlayan TV modelleri üzerinde çalışırken, Nintendo da gözlüksüz 3D’yi bu yıl 3DS ile taşınabilir oyun konsollarına taşımaya hazırlanıyor.

3D’de bu gelişmeler yaşanırken, 3D ürünlerin kullanım kılavuzlarındaki uyarılar, tüketicileri bu ürünleri alırken daha dikkatli olmaya zorlayacak. Geçtiğimiz günlerde 3DS’yi tanıtan Nintendo, 6 yaşın altındaki çocukların kesinlikle kullanmaması uyarısı yaparken, uzmanlar gözün gelişme çağı olan bu yaşlarda 3D’nin sol ve sağ göze ayrı ayrı gönderdiği sinyallerin çocukların görme yeteneğini olumsuz etkileyeceğinin altını çiziyor. Nintendo, mart ayında satışına başlayacağı ürünle ilgili şimdiden şu uyarıyı yapıyor: “Belirli aralıklarla 3D özelliğini kapatmalı. Her yarım saatte bir 3DS ile oyun oynamaya ara verilmeli.”

GAZETE HABERTURK

Filmler, salonlar… 3D artık her yerde! Peki bu 3D nasıl çalışıyor?

Birçok 3D teknolojisi, aynı temel prensiple çalışır: beynimizi iki boyutlu bir resmin derinliği olan bir resim olduğuna inandırarak. Bunu yapmanın en temel yolu ise stereoskopidir. Kullanıcının gözlerine birbirinden biraz farklı iki resim gösterilir ve bu resimler beyin tarafından 3 boyutlu olarak algılanır.

Stereoskopik resimleri oluşturmanın en kolay yolu gözlük kullanmaktır. Bu nedenle 3D gözlük teknolojisinde birçok varyasyona rastlamak mümkün. Makalemizin devamında farklı üç boyutlu teknolojilerini ve nasıl çalıştıklarını sizlerle paylaşıyoruz.

Anaglif

Anaglif resim, küçük perspektif farkları bulunan iki farklı renk katmanına sahiptir. Bu resimlere genellikle kırmızı ve mavi lenslere sahip olan 3D gözlüklerle baktığımızda, gözlük her göz için bir katmanı engeller ve kolayca kandırılabilen beynimiz, ortaya çıkan resmi bir araya getirerek 3 boyutlu bir sahne görmemizi sağlar.

Polarize gözlükler

Kırmızı/mavi gözlüklere oldukça benzer şekilde çalışırlar. İki senkronize projektör resimleri küçük bir perspektif farkıyla ancak farklı ışık polarizasyonlarında gösterir. Polarize gözlükler her göz için sadece bir resme izin verir ve beynimiz iki farklı resmi 3 boyutlu bir resim olarak birleştirir. Şu an sinema salonlarında kullanılan teknoloji, önümüzdeki birkaç sene içinde evlere gelebilir.

Active shutter gözlükler

Sony, Samsung, Panasonic gibi bir markanın üç boyutlu TV’sini satın aldıysanız veya Nvidia’nın 3D Vision teknolojisini kullanan bir PC oyunu oynadıysanız active shutter gözlükleri kullanıyorsunuz demektir.

Bu gözlükler, her gözün görüşünü ekranın yenileme oranı ile senkronize olarak dönüşümlü bir şekilde engellerler. Ekranda farklı perspektiflerden bir resim görüntülenirken gözlük her lensi sırayla ve hızlıca karartır (bu değişimli çerçeve sıralama olarak adlandırılır). Bu karmaşık gözlükler genellikle 100 doların üzerinde fiyata sahipler ve diğer üç boyutlu gözlüklerden daha ağırlar. Ancak şu an ve önümüzdeki birkaç sene için en iyi 3D teknolojisi bu gözlüklere ait.

Pulfrich etkisi

Pulfrich etkisi, yan yana olan hareketlerin küçük bir senkronizasyon gecikmesi sayesinde beyinde bir derinliğe sahipmiş gibi algılanmasına neden olan bir ‘açığı’ kullanır. Gözlüğün tek camının karanlık olması sayesinde, örneğin bir şey soldan sağa hareket ettiğinde 3 boyutlu olarak geri veya ileri gidiyormuş gibi görünür.

ChromaDepth

ChromaDepth, belki de en ilginç gözlük teknolojisi. Gözlük mini prizmalar ile yine kırmızı ve mavi renkleri kullanıyor, ancak iki gözün renkleri farklı yorumlamasına neden oluyor. Farklı şeyler gören gözler ise bunu 3 boyutlu olarak algılıyor. Bu teknolojinin en önemli sınırlaması ise bir nesnenin rengini değiştirdiğinizde, derinliğin nasıl algılandığını da değiştirmiş oluyorsunuz.

Parallax Barrier

‘Parallax Barrier’, gözlüksüz 3 boyutlu teknolojileri arasında popüler olanlardan. Nintendo 3DS’in 3D Magic’inde, Sharp 3DTV’lerde ve Fuji’nin 3D kamerasında kullanılıyor. Parallax Barrier, polarize gözlüklere benzer şekilde çalışıyor. Her göz için farklı bir resim göstermek yerine, ekrandaki “paralaks sınırı” her göze farklı bir ışık yöneltiyor ve beyin bu karışık sinyalleri 3 boyutlu resme dönüşüyor. Bunun olumsuz yanı ise paralaks sınırı ile ekranın kalıcı olarak 3D modda olması ve görüş açınızın pek geniş olmaması. Sharp’ın LCD TV’lerinde kullandığı 3D numarası ise ilginç: paralaks sınırını oluşturan ikinci bir LCD kullanılıyor, bu sayede bunu kapatıp normal 3D görünüme geçmeniz mümkün oluyor.

Bütünleyici görüntüleme

Bütünleyici görüntüleme, aslında paralaks’ın bir başka biçimi. Burada bir takım çok küçük resimler, küresel dışbükey lenslerden geçerler. Tüm bu mikro-resimler, baktığınızda bir 3D resmi oluştururlar.

LED TV Nedir Ve Özellikleri

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
LED TV Nedir Ve Özellikleri için yorumlar kapalı

Sıradan Televizyonlar görüntü oluşturmak için arkadan aydınlatmalı floresan kullanırken Samsung LED TV Işık veren diyot (LED) kullanır. Bu LCD’lere oranla daha keskin görüntü ve %40′a varan enerji tasarrufu sağlar. Benzer teknolojiyi dizüstü ekranlarında da görürüz. Samsung’un devrim yaptığı nokta ise diğer üreticiler LED’i arkadan aydınlatma için kullanırken Samsung üzerinde barındırdığı ledleri ekran çerçevesinin yanına çekerek hem daha ince panel genişliğine ve hemde daha keskin görüntüye ulaştı.

Plazma, LCD derken şimdide piyasanın yeni gözdesi LED TV’ler (Light Emitting Diyote) daha net ve aydınlık bir görüntü sunmaktadır bunun nedeni ise LED TV’ler LCD TV’lerin arkadan aydınlatmalı versiyondur. LED TV’lerde gerekli ayarları yapmadan tam anlamda verim elde edilemez gerekli ayarları yaptığınız takdirde tam anlamda veri elde edebilirsiniz. LED – Light Emitting diyote Işık yayan bir diyottur. Led’ler hemen hemen tüm elektronik aletlerde kullanılır küçük kırmızı ışık veya kumandaların ön tarafındaki mini ampüller olarak örneklendirirsek bilmeyeniniz kalmaz.

Pazarlamacıların klasik olarak her yeni ürün çıktıktan sonra yapmaktan çekinmedikleri bir şey vardır. Pazara sürdükleri yeni ürünü olabildiğince abartırlar ve adeta söz konusu ürünün devrim nitelinde olduğu müşterileri bu şekilde aldatarak gözlerini boyarlar. LED TV’leriyle kullanıcıların karşısına çıkan şirketler de bundan farklı davranmıyor aslında. LED TV’ler aslında LCD TV olarak da düşünülebilir. Light-emitting dioedes (LEDs) olarak da bilinen LED TV’ler arkadan aydınlatmalı bir LCD TV’dir. Plazma ve OLED teknolojilerinden farklı olarak LED TV’lerin kendine özgü bir ışık kaynağı vardır.

Gerekli ayarların yapmalısınız
Elinizde en iyi LCD TV de olsa, ayarları doğru yapılmamış bir LCD TV’den tam olarak verim alabilmeniz mümkün değildir. Bu nedenle ekranınızı kullanmadan önce gerekli ayarları yapmaya özen göstermelisiniz.
LED TV’ler daha pahalı olacak

Her yeni çıkan teknolojik cihazda olduğu gibi, LED TV’ler de LCD TV’lere nazaran daha yüksek bir fiyat etiketine sahip olacak. Ortalama bir LED TV’nin 400 Dolar olduğu, üst modellerinin ise 2000 doların üzerinde bir fiyat etiketine sahip olduğu düşünüldüğünde LCDTV’lerle arasındaki fiyat farkı daha net bir şekilde anlaşılabilir.

LED arka aydınlatması daha etkili
LED arka aydınlatması güç tasarrufu konusunda önemli bir teknoloji olarak görülebilir. Örneğin Samsung’un 46 inç’lik UN46B6000 model LED teknolojisine dayalı televizyonu senede sadece 18.73 Dolarlık bir maliyete sahiptir

Yandan aydınlatmalı LED’ler daha incedir
Evet, yandan aydınlatma teknolojisine sahip LED TV’ler daha ince bir yapıya sahip TV’lerin önünü açabilir; ancak ekranda beyaz bir arka plan olduğunda, ekranın parlaklık değerinin ilginç bir şekilde yükseldiğini ve gözleri rahatsız edici bir hal aldığını da hatırlatmak gerekir