SGS Elektronik; Toshiba markasının servisliğini yapmaktadır. Toshiba marka elektronik eşyanız bozulduysa kaliteli profesyonel servisiniz hizmetinizde.

All posts tagged Lcd Tv

Jacob Jensen tasarım stüdyosu ile yapılan işbirliğinden doğan Toshiba WL768’in tasarımı iF (Industrie Forum Design) tarafından ödüllendirildi

Toshiba bilgisayar ve Görüntü Sistemleri – Toshiba’nın 3D özellikli WL768 tv modeli, saygın 2011 iF Ürün Tasarımı Ödülü’ne layık görüldü.

25 tasarım uzmanından oluşan uluslar arası jüri tasarım alanında üstün başarılar kazanan 2.756 ürünü değerlendirdi. 3D-TV WL768, cam ve metalin uyumlu birleşimi ve ‘floating’ neck tasarımı gibi detayları ile tasarım uzmanlarının beğenisini cezbetti.

Jacob Jensen Design ile tasarım işbirliğiToshiba Avrupa Görsel ürünler Pazarlama Başkanı Sascha Lange yaptığı açıklamada;
“Tüm markaların sahip olmak istediği iF Tasarım Ödülü, WL768 modeli ile üstün teknolojiyi ve çarpıcı tasarımı bir araya getirmeyi hedefleyen televizyonlarımızın yenilikçi tasarımlarının göstergesi.
Sascha Lange sözlerine şunları ekledi:
“Televizyon tasarımında yeni yaklaşımlar geliştirmek için Jacob Jensen Design ile yaptığımız işbirliği, tasarım harikası WL768 ile başlayarak, Toshiba lcd tv modellerinde yeni bir çağın başlangıcı oldu.” WL768’in tasarımı Toshiba tasarımcıları ile ünlü Danimarkalı tasarım stüdyosu JACOB JENSEN Design tasarımcıları arasında yapılan işbirliği sonucu geliştirildi.

Üstün tasarımda üstün teknoloji Tasarımcılar cam ve metal gibi yüksek kaliteli malzemeler kullanarak, tasarım ve işlevselliğin mükemmel uyumunu yansıtan modern, şık, süper ince (yalnızca 2,89cm kalınlığında) bir tasarım yarattılar.

Gövde ve kaide arasında bulunan yenilikçi boyun tasarımı, izleyenlerde sanki televizyon su üzerinde yüzüyormuş izlenimi veriyor ve hayret verici bir etki yaratıyor. Daha da ötesi yan yüzeye entegre edilmiş tuşlar yerine WL768 serisi modeller çerçevesiz ön yüzeye kusursuzca entegre edilmiş dokunmatik panel ile kontrol ediliyor. Toshiba’nın 3D TV’leri Türkiye’de 102cm (40”), 117cm (46”) ve 139cm

kaynak: avmgazette

LCD TV, LED TV, Plazma TV?

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
LCD TV, LED TV, Plazma TV? için yorumlar kapalı

DisplaySearch firmasının küresel televizyon pazarına yönelik raporuna göre bakın geride kalan 2010 yılının son çeyreğinde neler olmuş?

Plazma televizyon satışları yıl bazlı %9’luk bir artışla rekor seviyeye erişmiş. Toplam satış adeti 5.2 milyon. Tüm 2010 yılı hasılatı ise 19.1 milyon adet.
Başta sektör hakimi olan Panasonic olmak üzere, Samsung SDI ve LG’nin de aralarında bulunduğu büyükbaşların hepsi tüm bu süre boyunca tam kapasite çalışmışlar. Ve buna karşın yine de tüm talepleri karşılayamamışlar.
Meraklılarının yakından bildiği üzere, bundan 3 sene önce, yani 2008 yılında, Pionerr firması plazma işine paydos edip, panel üretimini durdurduğunu açıklayınca neredeyse tüm sektörde plazmaların sonunun geldiği fikri hakim olmuştu. Ki zaten toplam satışlar da 2008 ve 2009 yıllarında 15 milyon dolayında seyretmişti.

Bununla beraber üretimine tam gaz devam eden Panasonic ise bu sayede geçtiğimiz yılı %40.7’lik bir pazar payı ile kapattı ve yıl bazlı ele alındığında da 2009 ile 2010 yılları arasında satış adetini %22, gelirini ise %4 oranında büyütmeyi başardı. Sektörün ikinci ismi olan Samsung SDI da yine aynı süre içerisinde satış adetini %37, gelirini ise %15 düzeyinde arttırmayı başararak geçtiğimiz yılı %2’lik bir artış ile %33.7’lik bir pazar payı ile kapattı. Plazma liginin üçüncü sırasındaki isim ise sırasıyla %30 ve %22’lik satış adeti ile gelir artışı yaşayan LG oldu. LG’nin pazar payı ise %23.3 olarak şekillendi.

Plazmalara olan bu talebin gerisinde yatan en önemli sebep, tüketicilerin aynı fiyata LED ve LCD TV’lere kıyasla daha büyük bir ekrana sahip olabilmeleri. Bununla beraber, plazmaların en önemli sorunları olan, ekran yapışması (yani bir kanaldan diğerine geçince iki kanaldaki görüntülerin kısa bir süreliğine pişti olması) ve ışık yansıması gibi problemleri de yeni nesil plazmalarda bildiğimiz gibi neredeyse yok denecek kadar azaldı. Tabii güç tüketiminin halen rakip teknolojilere ve özellikle de LED TV’lere kıyasla daha yüksek düzeyde seyrettiği de gerçek. Bununla beraber dediğimiz gibi fiyat/performans peşindeki kitle için epey uygun bir çözüm plazmalar.

Gerçi bana sorarsanız, yeni nesil plazmalar, örneğin Panasonic Viera Z1 -ki kendisi sadece 2.5cm kalınlığa sahip- sırf f/p bazında değil, başta açı derdimiz olmaması, siyah doygunlukları ve hareketli görüntü toleransları olmak üzere çoğu altbaşlıkta rakiplerinden daha alınabilir bir durumdalar. Kaldı ki artık ömürleri de 100,000 saati bile aşmış durumda.

Bu arada yine aynı araştırmaya göre, plazma panellerin 50-inç ve yukarısı segmentte pazar payı %40.8 gibi muazzam bir oran. Tabii ekran küçülüp, 40/42-inç’lere geriledikçe LCD fiyatlandırması ile başa çıkmakta zorlanan plazmalar, 32-inç ve altı sınıfta ise tamamıyla devre dışı kalıyor.

Velhasıl habere başlarken kafamda sadece plazmalarla ilgili bir yapılan bu araştırmayı aktarmak vardı ama madem bu kadar yazdık haftasonu sohbetimiz de bu olsun bari. 🙂

Sorumuzsa zaten başlıkta:

LCD TV mi, LED TV mi yoksa Plazma TV mi? Ve tabii ki neden?

kaynak pclabs

Dikkatinizi çekmiştir, son birkaç senedir müthiş bir altın uçlu konnektör sevdası var bilişim dünyasında. Her kim ki yeni bir konsol, LCD TV, monitör vs. satın alsa hemen altın uçlu veri kablosu arayışına giriyor. Çoğunuz görmüşsünüzdür, altın uçlu veri kablolarının performansa etkisi birçok forumda ciddi şekilde tartışılıyor. Dilerseniz bu yazımızda tüm bu tartışmalardan sıyrılıp, altın uçlu konnektör furyasının neden başını alıp gittiğini ve getirilerini biraz da teknik kanattan yaklaşarak değerlendirelim.

Bilişim dünyasıyla az çok ilgili olan herkes son dönemlerde SCART, HDMI ve Ethernet (örnekler çoğaltılabilir) gibi birçok veri kablosunun altın kaplama konnektörlerle sonlandırılmış formlarının satıldıklarına dikkat etmişlerdir. Hatta ve hatta; şu günlerde altın (kaplama) ucu olmayan HDMI kablo edinmek oldukça güç. Bu trendin oluşmasında, altının elektriksel iletimde sağladığı bazı avantajların etkisi bulunuyor. Bir teknomarkete gidip herhangi bir HDMI kablonun teknik detaylarına göz gezdirdiğinizde, çeşitli işaret gürültü oranlarının (Signal to Noise Ratio, SNR) yazdığını (genellikle dB cinsinden) görürsünüz. Bu bilginin anlamı verinin kablo boyunca ne kadarlık bozucu etkiye (gürültü) maruz kaldığıdır. Bu noktada gürültüye bir parantez açalım:

Kablonun girişine A gücünde bir işaretin (sinyalin) geldiğini varsayalım. Kablo gelen işaretin frekansına ve pek tabii ki iletim hattında kullanılan iletkenin cinsine bağlı olarak bu işarette bir miktar bozulmaya sebep olur. İşte bu bozulma etkisi (işaretle toplamsal olarak -artı veya eksi olabilir) gürültüdür. B gücündeki gürültünün iletim hattı boyunca işarete etki ettiği varsayımı altında veri kablomuzun sonunda A+B veya A-B gibi bir işaret alınır. İşte işaret gürültü oranı da (namıdiğer SNR) logaritma 10 tabanında A’nın B’ye oranıdır ki basit bir mantıkla bu değer ne kadar yüksek olursa hattın o denli kaliteli olduğu sonuca varılabilir. Günümüzde kişsel kullanıma yönelik çoğu kablolu iletim hattında bu değer 110 dB dolaylarındadır.

İşaret-Gürültü oranına bu kadar değinmek şimdilik yeterli, ilerleyen günlerde bu terimi açıklayan bir yazıyla karşınıza çıkacağız. Altın uçlu konektörün esprisi işte tam da bu noktada, yani iletim hattının sonunda ortaya çıkıyor. Genel olarak bilinenin aksine bakır, altından daha iyi bir iletkendir. Yani, kablolarda bakırın tercih edilmesi yalnızca ucuz olduğu için değil, kullanılabilir en iyi iletkenlerden biri olmasındandır (İletkenlik: bakır – 5.69*10^7, altın – 4.52*10^7, gümüş – 6.3*10^7). Buna karşın bakırın elektromanyetik direnci düşüktür ki, bu iletim ortamı içinde bir sorun teşkil etmezken sonlandırmada problemdir. Şöyle ki iletim ortamı boyunca, kablo üzerinden akan elektriksel işaretler kablonun üzerindeki koruyucu tabaka yardımıyla (shield) elektromanyetik (EM) bozucu etkilerden korunur. Buna karşın, hat sonlandırılırken böyle bir durumun sağlanması söz konusu değildir ve EM girişimin işaret kalitesini bozacağı düşünülürse, iletim başarımını arttırmak için birtakım önlemlerin alınması söz konusu olabilir. Altın elementi de tam bu noktada devreye giriyor. Altının EM direnci bakıra göre daha yüksek iken, iletkenlik kaybı ise düşük düzeylerdedir. Yani işin özü, bağlantı kablolarının altın ile kaplanması hattaki işaretleşmenin güvenilirliğini arttırıyor.

Altının sağladığı diğer bir avantaj ise, oldukça pasif bir element olması sebebiyle (özellikle bakıra göre) paslanmaya karşı dayanıklı olması. Korozyon (pas) demek iletkenliğin ciddi düzeylerde düşmesi demek ki bunun da yukarıda bahsetmiş olduğumuz SNR’ı, dolayısıyla da iletim performansını düşüreceği söylenebilir. Özetle altın kaplama, hem kısa vadede (EM direnç) hem de uzun vadede (korozyon) iletişim başarımına katkı sağlamaktadır.

Altın kaplama terimini de biraz daha açalım bu noktada. Söz konusu kabloların konektörleri altından değildir, yalnızca altından ince bir plaka ile kaplanmıştır -buradan hareketle temel amacın korozyona önlem almak olduğu öngörülebilir aslında.

Biraz da kullanıcı deneyimlerinden ve kablo alırken nelerde dikkat etmeliyiz, bunlara değinelim. Temel olarak ilk dikkat etmemiz gereken kablonun altın uçlu olmasından öte, kabloda kullanılan bakırın kalitesidir. Metallerde iletim frekansı arttıkça iletkenlik düşmektedir (skin effect – gövdeleme) ve bu düşüş iletkenlik ile ters orantılıdır. Özetle iletim frekansı yükseldikçe bakır ile altın arasındaki iletkenlik farkı azalmaktadır (birisi HDMI mı dedi yoksa? :)). Tabi ki bilim insanları boş durmuyorlar ve bu bozucu etkilerden kurtulmaya çalışıyorlar. Yeni nesil sistemlerde iletim hızları saniyede Gbit’ler mertebesinde (HDMI 1.3: 340 MHZ – 10.2 Gbit/s) ki gövdeleme etkisinin iletişimde darboğaza neden olması söz konusu. Uzun lafın kısası, çeşitli metaller iletim hattına katmanlanarak bu etki de mümkün mertebe bertaraf edilmeye çalışılıyor (nikel – bakır). Sizin yalnızca dikkat etmeniz gereken nokta, satın almak istediğiniz kablonun işaret – gürültü oranına bakmak. Bu değerin 110 dB dolaylarında olması satın alacağınız kablonun kaliteli olduğuna işaret etmektedir. Daha sonrasında ise kablonun altın uçlu olmasına bakabilirsiniz. Bu sebeple; veri kablosu alırken, güvenilir teknik detayları olan bilindik markalara yönelmeniz faydalı olacaktır.

Bu noktada kablo seçiminin önemini vurgulayacak iki deneyimimi aktarmak istiyorum size: İlk aktarmak istediğim LCD TV’de SCART kablo performansı üzerine izlenimlerim. 46″ LCD TV ile bir müddet Digiturk yayınlarını takip etme şansım oldu. Yayın paketim SD içeriğe sahip olduğu için uydu alıcıyı TV’ye SCART üzerinden bağlamak durumundaydım. Digiturk’ten edindiğim kablo ile elde ettiğim görüntüden memnun kalmadım açıkçası. Çok fazla karıncalanma (piksel hatası) vardı görüntüde -özellikle yayındaki sabit bileşenler (DC) üzerinde, logo vs.. Almış olduğum kaliteli altın uçlu bir SCART ile yaptığım denemelerde ise görüntüde kaydadeğer düzeyde iyileşme olduğunu gözlemledim. Bu değişim kablonun altın uçlu olmasından öte yukarıda bahsetmiş olduğum kablo üzerindeki kayıpların düşük olmasından kaynaklanıyordu bana kalırsa. İkinci olarak ise aynı PC’ye bağlamış olduğum PS3 üzerinden almış olduğum görüntüden bahsetmek istiyorum. Benzer gözlemleri HDMI ile yaptığımda ise görüntüdeki farklılaşmanın kaydadeğer düzeyde olmadığını gördüm. Yani HDMI’da altın uçlu kablonun etkisini pek gözlemleyemedim. Belki kullandığım standart kablo da yeterince kaliteliydi; ama bu sonuçları temel olarak bazı teorilere bağlamak mümkün:

En temel sebep; analog – sayısal iletişim arasındaki kalite farkı. Şöyle ki sayısal iletim teknikleri daha fazla iletim bandgenişliğine ihtiyaç duymalarına karşın, gürültüye karşı daha dayanıklıdırlar (Bu konuyu ilerleyen zamanlarda daha detaylı olarak irdeleyebiliriz). Başka bir deyişle analog sinyalde, sinyalle gürültüyü birlikte, ses ve/veya görüntü olarak alırken sayısal iletimde bozulan bir bit, bozulan bir bitten ibaret. 🙂 SCART, VGA’nın analog; DVI ve HDMI’ın sayısal olduğunu göz önüne alırsak yukarıda sözünü ettiğimiz sonucun oluşması şaşırtıcı değil.
SCART üzerinden aktarılan görüntü çözünürlüğü düşük ve TV bu görüntüyü ekrana vermeden önce yukarı ölçekliyor (upscaling). Bu da demek oluyor ki iletişimde oluşan rastlantısal bir gürültü, rastlantısal birçok gürültüye dönüşüyor ekranda. Veri akış hızının, çözünürlüğün düşük olması gibi sebeplerle de bu hatalar belirginleşiyor -logolar etrafındaki pikseller sabit olmalıyken kırmızı, mavi dans ediyorlardı :). Yayın üzerindeki DC (yayın boyunca değişmeyen) bileşenlerde bu etki net olarak gözlenebiliyor. Kaliteli SCART ile bu sorunlar tamamiyle ortadan kalkmasa da belirgin oranda azaldı. Söz konusu etki HDMI’da düşük çünkü HDMI’dan iletilen veri 720p veya 1080p ile aktarılıyor, ayrıca veri hızı da yüksek. Oluşan rastlantısal bir hata bizim gözlerimizin seçeceği kadar belirgin olmuyor.

Ötesinde HDMI, SCART’a göre genç ve dinamik bir standart, yani teknolojik üstünlükleri çok fazla. Varış noktasında hata düzeltme (FEC – forward error correction) gibi meziyetleri bulunuyor, yani rastlantısal hataların oluşma ihtimali daha da azalıyor. Yukarıda bahsettiğimiz sayısal-analog iletişim ayırımını da buraya bağlayabiliriz.

Özetle standart çözünürlükte gözlemlediğim farkı, yüksek çözünürlükte betimleyemediğimi söyleyebilirim. İletim ortamı kaliteli veri çıkışı alabilmeniz için muhakkak önemli ; ama kablo değiştirmenin sizi basamak atlatacağını, kaynak kalitesini arttırmanın ise katlar tırmandıracağını göz önünde bulundurun :). Creative Fatalty Ses kartınız, Logitech z5500 ses sisteminiz varsa ve siz 64 kbps mp3 dinliyorsanız hangi optik kabloyu kullanırsanız kullanın ses kalitesinde büyük değişimler beklemeyin.

Sonuç

Evet gelelim sonuç kısmına… Yazı içerisinde aklı karışanlar muhakkak olmuştur, ama bu noktada yazıyı sonuca bağlayarak tüm karışıklıkları sona erdireceğiz :). Uzun lafın kısası; hem performansa etkisini hem de psikolojik etkenleri göz önünde bulundurarak (altın uçlu kablo kalitelidir mantığı :)) altın uçlu, kaliteli kabloları tercih ediniz. Ötesinde elinizde halihazırda kaliteli kablo varsa altın uçlu olmasa da gönül rahatlığıyla yola devam edebilirsiniz. Çoğumuzda ürüne bir çuval para verdik, üç kuruşluk kablodan kısmanın mantıksız olduğu düşüncesi var; ama ne bulacağınızı bilin ki sonra kablo parasına yanmayın :). Dediğim üzere; HD yayınlarda bu etki pek belirgin değil, SD yayınlarda ise kısmen rahatsız edici olabiliyor. Siz siz olun öncelikle yayını aldığınız kaynağın ve de verdiğiniz çıkışın kalitesini mümkün mertebe yüksek tutun (ses kartı – ses sistemi, tv yayını – lcd tv, ekran kartı – monitör, …). Sonrasına ise imkanlarınız dahilinde kaliteli bir kablo satın alma yoluna gidiniz. İletim ortamı arada bir basamaktır ve hedef size darboğaz yaşatmaması olmalıdır. Hiçbir zaman bir kablodan mucizeler yaratmasını beklemeyiniz ki hayal kırıklığı yaşamayasınız…

Analog değil, sayısal iletim yapan portlardan veri çıkışı almaya çalışın. Mesela ses için optik; görüntü için HDMI, DVI gibi standartlar öncelikli tercihiniz olsun.

Kaliteli iletim hatları kullanın. Satın alırken teknik detaylarda belirtilen işaret-gürültü oranının yüksek olmasına dikkat edin (SNR => 110 dB).
Bir önceki maddede gördüğünü kriteri sağladıktan daha sonrasında mümkünse altın uçlu olanları kullanın. Kaliteli olduğu bilinen ama ucu altın kaplama olmayan bir kablo, ne olduğunu bilmediğiniz ya da kalitesiz ama “altın kaplama uç” özelliğini öne çıkaran bir diğer kablodan daha iyi olabilir.

Güvenilir ürünleri tercih etmeye dikkat edin. Unutmayın ki güvenilir olmayan bir ürünün konektörü sarıya boyanmış bir metal olabilir, teknik detaylarında belirtilen değerler (özellikle SNR) yanıltıcı olabilir.
Mümkünse kaynak kalitesini yükseltiniz.

alıntıdır..

LED TV Nedir Ve Özellikleri

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
LED TV Nedir Ve Özellikleri için yorumlar kapalı

Sıradan Televizyonlar görüntü oluşturmak için arkadan aydınlatmalı floresan kullanırken Samsung LED TV Işık veren diyot (LED) kullanır. Bu LCD’lere oranla daha keskin görüntü ve %40′a varan enerji tasarrufu sağlar. Benzer teknolojiyi dizüstü ekranlarında da görürüz. Samsung’un devrim yaptığı nokta ise diğer üreticiler LED’i arkadan aydınlatma için kullanırken Samsung üzerinde barındırdığı ledleri ekran çerçevesinin yanına çekerek hem daha ince panel genişliğine ve hemde daha keskin görüntüye ulaştı.

Plazma, LCD derken şimdide piyasanın yeni gözdesi LED TV’ler (Light Emitting Diyote) daha net ve aydınlık bir görüntü sunmaktadır bunun nedeni ise LED TV’ler LCD TV’lerin arkadan aydınlatmalı versiyondur. LED TV’lerde gerekli ayarları yapmadan tam anlamda verim elde edilemez gerekli ayarları yaptığınız takdirde tam anlamda veri elde edebilirsiniz. LED – Light Emitting diyote Işık yayan bir diyottur. Led’ler hemen hemen tüm elektronik aletlerde kullanılır küçük kırmızı ışık veya kumandaların ön tarafındaki mini ampüller olarak örneklendirirsek bilmeyeniniz kalmaz.

Pazarlamacıların klasik olarak her yeni ürün çıktıktan sonra yapmaktan çekinmedikleri bir şey vardır. Pazara sürdükleri yeni ürünü olabildiğince abartırlar ve adeta söz konusu ürünün devrim nitelinde olduğu müşterileri bu şekilde aldatarak gözlerini boyarlar. LED TV’leriyle kullanıcıların karşısına çıkan şirketler de bundan farklı davranmıyor aslında. LED TV’ler aslında LCD TV olarak da düşünülebilir. Light-emitting dioedes (LEDs) olarak da bilinen LED TV’ler arkadan aydınlatmalı bir LCD TV’dir. Plazma ve OLED teknolojilerinden farklı olarak LED TV’lerin kendine özgü bir ışık kaynağı vardır.

Gerekli ayarların yapmalısınız
Elinizde en iyi LCD TV de olsa, ayarları doğru yapılmamış bir LCD TV’den tam olarak verim alabilmeniz mümkün değildir. Bu nedenle ekranınızı kullanmadan önce gerekli ayarları yapmaya özen göstermelisiniz.
LED TV’ler daha pahalı olacak

Her yeni çıkan teknolojik cihazda olduğu gibi, LED TV’ler de LCD TV’lere nazaran daha yüksek bir fiyat etiketine sahip olacak. Ortalama bir LED TV’nin 400 Dolar olduğu, üst modellerinin ise 2000 doların üzerinde bir fiyat etiketine sahip olduğu düşünüldüğünde LCDTV’lerle arasındaki fiyat farkı daha net bir şekilde anlaşılabilir.

LED arka aydınlatması daha etkili
LED arka aydınlatması güç tasarrufu konusunda önemli bir teknoloji olarak görülebilir. Örneğin Samsung’un 46 inç’lik UN46B6000 model LED teknolojisine dayalı televizyonu senede sadece 18.73 Dolarlık bir maliyete sahiptir

Yandan aydınlatmalı LED’ler daha incedir
Evet, yandan aydınlatma teknolojisine sahip LED TV’ler daha ince bir yapıya sahip TV’lerin önünü açabilir; ancak ekranda beyaz bir arka plan olduğunda, ekranın parlaklık değerinin ilginç bir şekilde yükseldiğini ve gözleri rahatsız edici bir hal aldığını da hatırlatmak gerekir

İki panel arasındaki sıvı kristalden oluşan LCD ekran, arka kısmındaki beyaz floresan ışığın ön tabaka sayesinde kırılmasıyla titremeyen görüntü sağlar.

LCD paneller, iki kat polarize cam arasında yer alan yüzbinlerce likit kristal hücreden oluşur. Camların iç kısmında elektronlar vardır, dışında ise iki kat olmak üzere polarizatör bulunmaktadır ve camın üstünde yansıtıcı ya da kaynak aydınlık bulunmaktadır. Panelin arkasında bulunan güçlü lambalardan gelen ışık, yayılmayı sağlayan tabakadan geçerek ekrana homojen bir şekilde dağılır. Işık daha sonra TFT (Thin Film Transistor ) adı verilen ince film transistor tabakasından ve arkasından da her likit kristal hücresine iletilen elektrik miktarını ayarlayan renk filtrelerinden geçer. Voltaj farkına göre likit kristaller harekete geçer. Bu hareket şekline göre arkadan verilen ışığın şiddeti ve kutuplaşma yönü değişir. Bu işlemlerin sonucunda da farklı oranda ve parlaklıkta kırmızı, mavi ve yeşil renkleri oluşturan ve nihai görüntüyü sağlayan yüzbinlerce piksel elde edilmiş olur.

LCD (Liquid Crystal Display), sıvı kristal organik bir yapıya sahiptir ve bundan dolayı yüksek ısıya, havadan ya da sudan elde ettiği oksijenden, ışıktan (UV ışınları) etkilendiği için özelliklerinde değişikler meydana gelir. Kimyasal bir değişime neden olur ve kristallin bozulmasını, dağılmasını hızlandırır. Bu nedenle kristal sıvı moleküllerine sahip bir ekran, havadan, sudan, yüksek ısıdan ve ultraviole ışınlarından korunulmak üzere tasarlanılmışlardır.

LCD televizyonlar ince yapılarından dolayı hem yer kazancı sağlarlar hem de hafif olduklarından taşıması kolaydır. Parlak ve yüksek çözünürlükte görüntü sunar. Titreşim ve radyason yapmaz. LCD televizyonlarda ekranın nokta aralıklarını göremezsiniz. Uzaktan olduğu kadar yakından da görüntüler aynı şekilde mükemmeldir. LCD televizyonlar göz yormazlar, aksine odaklama sorunu olmadığından daha keskin ve net görüntü sunarlar.

LCD ekranları sıvı kristalden oluşmaktadır. Sıvı kristallerin tepki süreleri CRT ekranlara göre düşüktür. Buda hareketli görüntülerde fluluk yaratır. Netlik, hareket fazla olduğu zamanlarda azalır, görüntü sabitleştiği anda netleşir. LCD teknolojisi pikseller, aktiften inaktif hale ve sonra yine aktif hale geçerek tek bir tepki döngüsü tamamlarlar. Tepki zamanları 2 milisaniye ile 25 milisaniye arasında değişir. En hızlı LCD ekranlar dahi belli bir miktar hareket bulanıklığı yaşayabilirler.

LCD pikselleri, arkalarındaki bir ışık kaynağından ışık aldıkları için LCD ekranlar 45 derece kadar küçük açılarla izlenseler dahi kontrast ve renk kaybı yaşabilirler. Yani LCD ekranlara yandan baktığınızda görüntüyü net bir şekilde göremezsiniz. Yüksek kalite LCD ekran kullanan monitor veya televizyonlarda görüş açısı 130-150 derecelere kadar çıkabilmektedir ama 150-180 dereceden görüntü alabilmek LCD’lerde imkansızdır.

LCD televizyonlar, dijital bağlantı yapmayı sağlayan DVI çıkışını desteklemeleri sayesinde, hem televizyon hem de monitör olarak kullanılabilir. Plazma piksellerinde karanlık, onlara giden gücün kesilmesi ile temin edildiğinden, daha az enerjiyle karanlık görüntüleri oluşturmalarına karşın, LCD’ler, sürekli yanan arka ışık kullanımları dolayısıyla, görüntünün karanlık veya aydınlık olmasına bağlı olmaksızın, her zaman sabit enerji kullanırlar.

LCD’lerde yarı ömür denilen bir terim kullanılmaktadır. Yarı ömür, LCD’in parlaklığının, bu süre içerisinde, kapasitesinden yaklaşık yüzde 50’sini kaybedeceğini belirtmektedir. Bu nedenle, yaklaşık olarak 100.000 saatlik bir ömür sunan plazma TV’lerin günde dört saat açık kalması durumunda yarı ömrü 34-36 yıla kadar olmaktadır.

TOSHIBA RV685 LCD TV “Evdeki sinema keyfi”

Categories: Güncel Teknoloji Haberleri
TOSHIBA RV685 LCD TV “Evdeki sinema keyfi” için yorumlar kapalı

Toshiba’nın yeni LCD TV’lerinde yer alan teknolojiler ve yepyeni modeller tanıtıldı. İşte detaylar

Televizyonlarda “AutoView” teknolojisi kullanılmaya başlanması ile bütün resim ayarları, otomatik olarak yapıldığı için kullanımı inanılmaz kolay bir hale getirilmiştir. “InstaPort™” teknolojisi sayesinde HDMI kaynakları arasında geçiş oldukça hızlanmıştır.

Yüksek resim kalitesinin kaynağı sadece “AutoView” özelliği değil aynı zamanda “Resolution+” teknolojisi sayesinde standart olan yayınları HD kalitesine çevirmesidir. Aynı zamanda EcoPanel sayesinde enerji tüketimini %65 oranında azaltmıştır. RV685 serisi USB girişe ve HDMI bağlantısına sahiptir. 32-inch (32RV685D), 37-inch (37RV685D) ve 42-inch (42RV685D) ölçülerinde tüketiciye sunulacaktır.

“AutoView” sayesinde otomatik olarak çevresindeki ışığı algılayarak, ortam ışığına göre resim yaralarını yapabilen teknoloji sayesinde manuel olarak hiç bir ayar yapmanıza gerek kalmayacak. RV serisi ile ilgili başka bir yenilik ise “InstaPort™” özelliğidir. Bu özellik bir HDCP arka plan donanımını HDMI kanalı aktif edilmese bile sürekli çalıştırır. Bu sayede HDMI kanalları arasındaki geçişteki bekleme süresi 4 saniyeden, 1,5 saniyeye düşer.

Toshiba LCD TV 47Z3030

Categories: Toshiba LCD TV
Toshiba LCD TV 47Z3030 için yorumlar kapalı

47” (120 cm) ekran boyutu

1920 x 1080 FULL HD
15.000:1 Dinamik Kontrast

500 cd/m2 parlaklık
16:9 görüntü formatı

2x SCART , S-Video, Component Video, DVB-T
3x HDMI 1.3, PC(RGB), Video / 3x Audio girişleri

2×30 Watt Onkyo hoparlörler, SRS WOW

178° görüş açısı

8ms tepkime süresi

Active Vision M100 HD (100 Hz)

Dig. Gürültü azaltıcı(DNR),PIXEL PROcessing V
3D Renk Yönetimi, MPEG Gürültü azaltıcı

Aktif Kontrast Geliştirme, DCDi Faroudja

Aktif Arka Işık Kontrolü, REGZA Link

24 fps uyumlu

Digital Tuner (DVB-T)

PC/TV Görüntü Paylaşımı (PaP)

Piano Black Kasa

Toshiba LCD TV 52Z3030

Categories: Toshiba LCD TV
Toshiba LCD TV 52Z3030 için yorumlar kapalı

52” (132 cm) ekran boyutu

1920 x 1080 FULL HD
18.000:1 Dinamik Kontrast

500 cd/m2 parlaklık
16:9 görüntü formatı

2x SCART , S-Video, Component Video, DVB-T
3x HDMI 1.3, PC(RGB), Video / 3x Audio girişleri

2×30 Watt Onkyo hoparlörler, SRS WOW

178° görüş açısı

8ms tepkime süresi

Active Vision M100 HD (100 Hz)

Dig. Gürültü azaltıcı(DNR),PIXEL PROcessing V
3D Renk Yönetimi, MPEG Gürültü azaltıcı

Aktif Kontrast Geliştirme, DCDi Faroudja

Aktif Arka Işık Kontrolü, REGZA Link

24 fps uyumlu

Digital Tuner (DVB-T)

PC/TV Görüntü Paylaşımı (PaP)

Piano Black Kasa

52” (132 cm) ekran boyutu
1920 x 1080 FULL HD çözünürlük
30.000:1 Dinamik Kontrast
500 cd/m2 parlaklık
16:9 görüntü formatı
2x SCART , S-Video, Component Video, Digital Tuner (DVB-T)
3x HDMI 1.3, PC(RGB), Video / 2x Audio girişleri
2×25 Watt stereo hoparlörler, SRS WOW, Subwoofer çıkışı
178° görüş açısı
8ms tepkime süresi
Dig. Gürültü azaltıcı(DNR),PIXEL PROcessing IV
3D Renk Yönetimi, MPEG Gürültü azaltıcı
Aktif Kontrast Geliştirme, DCDi Faroudja, Exact Scan Mode
Aktif Arka Işık Kontrolü, REGZA Link, Full power off
24 fps uyumlu, Oyun modu, Ortam ışık sensörü
Piano Black Kasa